Poliklinikteyken

Geçen yıl , hemen hemen bu dönemlerde, öğleden sonra saat 4 civarında polikliniğime bir baba-kız girdi. Kız 17-18 yaşlarındaydı. Tam da üniversiteye kayıt çağındaydı.

Üniversiteye Kayıt İçin Sağlık Raporu

Babası konuya girdi, hemen.

Kızım üniversiteyi kazandığı için sağlık raporuna ihtiyacımız var.

Sağlık raporu ne için?” dedim, kıza dönerek.

Üniversiteye kayıt olabilmem için sağlık raporuna ihtiyacım var.“, dedi kızcağız.

Üniversiteye Kayıt İçin Genelde Sağlık Raporu İstenmiyor

Ben de kendisine hangi bölümü kazandığını sordum, sağlık kurulu raporu (heyet raporu) istenen özel bölümlerden kazanmış olma ihtimalini düşünerek. Ama, söylediği bölüm sağlık kurulu raporuna da gerek duyulmayan bir bölümdü. Bu sefer, kendisine ilgili bölüme kayıt için sağlık raporuna gerek olmadığını söyledim. Üniversitelerin bazı özel bölümler dışında sağlık raporu istememeleri gerektiğini anlattım, hatta istenen sağlık raporlarının da sağlık kurulu raporları yani heyet raporları olduğu için tam teşekküllü hastaneden ancak alınabileceğini anlattım. Sonuç olarak dedim ki,

Senin şu an buraya gelmiş olmaman gerekirdi. Senden kimse sağlık raporu istemiyor olmalı, üniversiteye kayıt için.

Başka Aile Hekimleri Rapor Vermişler

Ama, arkadaşlarım sağlık raporu almışlar aile hekimlerinden. Ben niye alamıyorum?” diye de çıkıştı.

Bakışları değişmişti artık bana karşı. Sanki, onun işini yapmamak için işini zora sokan kişiymişim gibi bakıyordu bana. Ama, anlatmaya çalıştığım işini zora sokan kişinin ben olmadığım, onu buraya yönlendiren kişiler olduğuydu.

Bunun için devam ettim sözlerime. “Arkadaşların, gerçekten aile hekiminden rapor almış olabilirler. Ama, kanunen böyle bir rapor istenmiyor. Aile hekimi arkadaşım belki de kanuni durumu tam olarak bilmediği için rapor vermiştir. Ama, asıl sorun senden normalde istenmeyen bir rapor için senin ve babanın buraya gelip, zaman ve iş güç kaybı yaşıyor olmanız.

Evet, haklısınız ama arkadaşlarım rapor almış. Rapor gerekliymiş kayıt için.” dedi.

İnternette Varmış

Hangi arakadaşın?” dedim. “Yani, bu işleri bilen biri mi?” diye sordum. “Yok” dedi. “Yani, kayıt işlemlerinde bilgisi tecrübesi olan biri mi?” diye sordum yendien. “Yok” dedi. “Ama internette de varmış, o söyledi.” dedi.

Arkadaş Jokerimizi Kullanıyoruz.

Tamam dedim kendi kendime olayı şimdi çözmeye başlıyorum. Bu tipik bir internet okur yazarlığı sorunu. Dedim “Bir arayalım konuşalım arkadaşınla.“. “Tamam” dedi aradı.

Telefondaki kızcağız kendinden emin şekilde bana üniversiteye kayıt işlemleri için sağlık raporu şartı olduğunu söyledi. Ben de normalde böyle bir şartın olmadığını bunu nereden öğrendiğini sordum. Bana internet çağında yaşadığımızı, dolayısıyla bunu internete girince benim de görebileceğimi söyledi.

Tamam” dedim.

İnternet Okuryazarlığı Seviyemizi Görmek Üzereyiz

İnternetin başındayım. Ne yapmalıyım?

Googgle’a girin.” dedi.

Üniversiteye kayıt için gerekenler” diye yazın dedi.

Eee yazdım” dedim.

Görmüyor musunuz orada bir sürü sayfa çıkmış olmalı” dedi.

Evet, bir sürü sayfa var ama bunların içinde bir tane bile resmi sayfa yok. Kişilerin kendilerinin yaptıkları yorumlar ve sayfalar bunlar. Takdir edersiniz ki internet çağında yaşıyoruz ve herkes internete girebiliyor ve bir şeyler yazabiliyor. Bunların doğru olup olmayacağını anlayamayız ki.

Olur mu doktor bey dedi internete yazılmış işte.

Resmi Sitede Sağlık Raporu Arıyoruz.

Yazılmış da bunları Ahmet Mehmet yazmış. Gel şöyle yapalım. Senin üniversitenin sayfasına girelim.

Ve girdim kayıt için gerekli belgeler başlığına tıkladım.

Aaa, senin üniversitenin fakültesinin sayfasında sağlık raporu yazmıyor. Bu adamlar ne işten anlamaz adamlarmış.

Kızcağız bozuldu. Sinirlendi.

Sadece Bir İmzalık Sağlık Raporu

Beyfendi !” dedi artık doktor olmadığımı düşündü herhalde.

Ben bu raporu aile hekiminden bir dakikada aldım. Atacağınız bir imza dedi. Bunun için neden bu kadar olayı zorluyorsunuz?” dedi.

“Bir dakikada nasıl rapor aldın?” diye sordum.

Muayene olmadın mı ?

Yok, raporda muayeneye ne gerek var?

Olmayan Bir Raporu Vermek Usule Aykırıdır.

“Peki, senin aile hekimin senin anlatmana göre sen istedin diye kanunda olmayan bir raporu sana seni muayene etmeden bir imza atarak vermiş ama ben kanunlarda olmayan bir işlemi yalandan yere yapamam. Ben şu an buradaki baba-kızın işini zora sokmuyorum ama sen kendi üniversitenin sayfasında bile yazmayan bir rapor için bu kişileri buraya kadar yollayarak onların işini zora sokmuşsun. Zaman kaybetmelerine neden olmuşsun. Yani işi zora sokan ben değilim sensin.

Kız iyice sinirlenerek telefonu kapattı. İnternet okuryazarlığı olmadığı gibi telefonda konuşma adabını da bilmiyor.

Rapor Konusunda Sonuç

Yanlarında yaptığım konuşmadan sonra baba-kıza dönerek böyle bir rapor olmadığını ve bu tarz bir rapor düzenleyemeceğimi söyleyerek, kayıt sırasında sıkıntı yaşamaları durumunda üniversite yetkililerinin bana ulaşmasını veya yazılı bir belge yollamalarını istedim. Bana teşekkür ederek gittiler. Kayıt konusunda da bana tekrar geri dönmediler.

Rapor ve Yalan

Olmayan bir rapor şeklini varmış gibi gösteremek bilerek ve isteyerek yapıldığında yalan sınıflamasına girer. Bilerek ve isteyerek değil de yanlış anlamadan veya yanlış bilgilendirilmeden ötürü yanlış işler yapmaya kalkıştığınızda, yaptığınızın resmi olarak yanlış bir işlem olduğu veya böyle bir uygulama olmadığı size gerekli belgelerle ispatlandığı halde bu konuda özür dileyip hatanızı kabul etmek yerine, yalanı sürdürmeye çalışmak ise yalanın kabullenildiğini gösterir. Bir yalandan dolayı, sadece bir şehirde kim bilir kaç baba-kız hekimden rapor almak için işlerini güçlerini bırakmış, belki de ulaşım için ücret ödemişlerdir? Bir yalandan dolayı kaç hekim işi olmadığı halde bir rapor düzenlemiş ve o sırada gerçekten hasta olan kişileri bekletmiştir? Bir yalandan dolayı kaç kişi birbirlerine kötü davranmış, kötü sözler söylemiş hatta kavga etmiştir? Bir yalandan dolayı kim bilir kaç kişi yeni yeni yalanlarla hayatlarının daha kolay olacağını ve ne kadar iş bilen kişiler olduklarını düşünerek kendilerini kandırmaya devam etmişlerdir? “Yalansız toplum için, yalansız bireyler olalım.” adlı yazımda da anlattığım gibi yalan kötüdür, gereksizdir.

İnternette Araştırma Yaparken

Google resmi bir yer değildir. Google bir bilgi havuzudur. Bu havuzda herkesin benim bile yazdığım bilgileri bulabiliyorsunuz ama bu bilgilerin doğru olup olmadığını ancak resmi kanallardan doğrulamanız gerekir. Bunun için kurum ve kuruluşların resmi internet siteleri vardır. İnternette yazan herşeye inanmayın. Öncelikle yazılanların kimler tarafından yazıldığını, işin ehli olup olmadıklarını, doğru kaynaklardan elde edilip edilmediğini sorgulayın. Resmi sitelerden doğrulama yapın.

Benim bu konuda yazdığım bilgilerin doğruluğu için de eğer üniversiteye kayıt için sağlık raporu gerekip gerekmediğini öğrenmek istiyorsanız, kazandığınız üniversitenin resmi internet sitesine girerek bölümünüzle ilgili bir sağlık raporu istenip istenmediğini kayıt için gerekli belgeler kısmından öğrenebilirsiniz.

Dikkat edin sağlık beyanı, sağlık raporu ve sağlık kurulu raporu birbibirnden farklı terimlerdir. Sağlık beyanı sizin kendinizde hastalık veya engel olup olmadığını yani sağlığınızla ilgili konuları, sizin kendi imzanızla yazılı olarak beyan etmenizdir. Sağlık raporu, Sağlık Bakanlığı’nın talimatları çerçevesinde usule uygun olmak şartıyla verilen tek hekim raporudur. Sağlık kurulu raporu veya heyet raporu, tam teşekküllü hastanelerden alınabilen, uzman hekimlerden oluşan heyet kararıdır.

Dr. Ali ÖZGENÇ imza

Please Login to comment
avatar

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

  Subscribe  
Bildir