Berberde Beklerken Okuduğum Bir Gazete Haberi

Geçenlerde, berberde otururken sehpanın üzerindeki gazete gözüme ilişti. 08.11.2016 tarihli gazetenin tam ortasına iliştirilmiş kocaman bir haber. Berberde sıramı beklerken ilgimi çeken bu haberi bir okuyayım dedim. Haberin başlığı “Ağlayan Koca Katil Çıktı”.

Daha şimdiden size de ilginç geldi değil mi? Başlık aslında cinayet gibi kötü bir olayı anımsatmalıyken, nedense bir çok kişide, kendilerinin içindeki dedektifi ortaya çıkarabilecek bir olayı düşündürtüyor insanlara. Belki de bu yüzden ilgimizi çekerek haberi okumaya başlıyoruz.

Ateşli Silah Yaralanması İle Başlayan Bir olay

Gazete haberinde, göğsünden vurulan karısını hastaneye getiren bir kocadan bahsediliyor. Önce kocanın eşine olan sevgisini göstericesine hastanede “O, ölürse ben yaşayamam” şeklindeki sözlerine ve hastane personelini tehditlerine yer veriliyor, haberde. Ayrıca, acılı(?) kocanın hastane bahçesinde sinir krizleri geçirdiğine de yer veriliyor.  Kadıncağızın ameliyat sırasında öldüğü de belirtilen haberde bu haberi ilginç yapan bilgi de açıklanıyor. Kadının katili meğer kocasıymış.

Üzücü Bir Haber

Evet, başka gazetelerin 2. ve 3. sayfalarında buna benzer haberleri her gün okuyabiliyoruz hatta televizyonlarda da bu haberleri izleyebiliyoruz. Gerçekten özellikle öldürülen kişiler ve onlara ihtiyacı olan geride bıraktıkları için çok üzücü olaylar bunlar. Bir gazete haberi de olsa gerçek bir olay. Allah rahmet eylesin.

Kurumlar Bu Olaya Neden Dahil Oluyor Ki?

Ama, ben burada polisin yapmış olduğu çalışmayı düşündüm. Neden mi? Anlatayım.

Bir olay olmuş bir kişi ölmüş. Kocası da bazı açıklamalarda bulunmuş eşinin ölümüyle ilgili olarak. Peki, polis daha neyi karıştırmış? Ölen kişi zaten ölmüş. Ölüyü geri mi getirecekler? Olayın aslını araştırıp bir de adamı cezaevine attırıyorlar. Geride bir de adamın kızı var. Şimdi o da kimsesiz kalıyor dışarlarda.” diye düşünen birisi var mıdır acaba?

Herşey Doğruya Ulaşmak İçin

Polisin görevlerinden biri de bir olay yaşandığında, bir şikayet veya ihbar kendilerine iletildiğinde olayın doğruluğunu araştırıp, varsa şüpheli kişileri sorgulayarak doğruya ulaşmaktır. Yani, diğer mesleklerde olduğu gibi polisin amacı da doğruya ulaşmaktır.

Bu olayda da polis, kişilerin verdikleri ifadeleri elbette direk olarak doğru kabul etmeyip bir araştırma yapmış ve doğruya ulaşmıştır.

Yalanlarla Bireyler de, Toplumlar da Yaşayamaz.

Peki, doğruya ulaşmak neden bu kadar önemli? Bunun cevabını yine bu olay üzerinden verebiliriz. Eğer, polis görevini yapmayıp kocanın ifadesini kabul etseydi, koca dışarıda olacaktı. Hiç bir ceza almayacaktı. Kadının bir kaza sonucu öldüğünü düşünecekti, herkes. Koca, dışarıda adam gibi gezerken kadının hakkı gözden kaçmış olacaktı. Adalet yerini bulmayacaktı. Bu durumdan cesaret alan koca, belki sinirlendiği başka kişileri de öldürecekti. Belki bu durumu öğrenen başkaları da işledikleri cinayetlerde aynı tür yalanlarla olayları örtbas edeceklerdi. Sonuç ne olacaktı. Elbette adaletten uzaklaşmış bir toplum. Bu şekilde, toplum içinde her tür pislik heryerde karşımıza çıkabilecek ve bu durumlardan uzak durmak için hiç bir kurum görev yapamayacaktı belki de. Sonuçta, kendi kendini bitiren bir toplum olacaktık. Olay nerelere kadar gitti farkına varabildiniz mi?

Doğru Söyleyen Sağlık Personeli

Evet. Gelelim asıl anlatmak istediğime. Aile hekimliği birimindeyim ve bir çok kişi ehliyet raporu almak için bana başvuruyor. Yeni yönetmelik uyarınca, yönetmelikte belirtilen her şartı kişilerin sağlayıp sağlamadığını kontrol ediyorum. Bazıları ki buna ne yazık ki kurumlar da dahil bu durumun “altı üstü bir imzalık” olay olduğunu söylüyorlar ve bu kadar titiz olmaya gerek olmadığını belirtiyorlar.

Yukarıdaki örneğin benzerleri gerçeği ve doğruyu araştırmadan verilen sağlık raporlarıyla toplumun adaletten uzaklaşmasının bir başka nedeni olabilir. Sağlık personeli bireylerin sağlığını düşünmek zorundadırlar. Bu şekilde toplum sağlığını da düzenlerler. Toplumun sağlık alanındaki düzenleyicileri olan sağlık personeli insanlara olan sevgilerini, sadece mesleki zorunluluklarından değil bu mesleği seçme nedenleri olan insanlara yardım etme dürtüsünden dolayı her alanda bize gösterirler.  Ama, ne yazık ki bazı insanlar, sağlık personelinin bu iyi niyetli yaklaşımlarını suistimal ederek onları yalan bataklığına çekmek istiyorlar. Sağlık personeli insanlara yardım etmek için elbette mesleklerini yapmaktadırlar ama bu işi devletimizin belirlediği kanunlar çerçevesinde yapma zorunlulukları olduğu da unutulmamalıdır.

Bu vesileyle doğru işlere imza atan tüm sağlık personelini kutluyorum ve onlara teşekkür ediyorum. Çeşitli nedenlerle yanlış ve eksik işleri yaparak altına imza atan, ve bu şekilde halkın aklında soru işaretleri oluşmasına neden olan sağlık personelini de kınıyorum. Kanunları yeteri kadar bilmeyen halkımızı kandırmak, toplumu kandırmaktır. Toplum kandırıldığı zamansa toplumun her alanında düzeltilmesi çok zor gedikler açılabilir.

Kanunlar ülkemizin temel direkleridir ve herkes için geçerlidir.

Saygılarımla.

Please Login to comment
avatar

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

  Subscribe  
Bildir