Hekiminizi Kötülemeden Önce Dikkat Edin

0
865

Hukuki Süreçler ve Sağlık

Günümüzde kendi haklarının neler olduğunu bilmeyen insanlar bir çok karışıklığa yol açabilmektedir. Bunların başında kurumların ve mahkemelerin çeşitli şikayet ve isteklerle gereksiz yere meşgul edilmesi gelmektedir. Bu durumun sağlık alanındaki yansımaları malum. Hekimlerin çeşitli amaçlarla şikayet edilmesi ve bu şekilde hekiminizi kötülemek. Hekiminizi kötülemeden önce, kendinizin yaptıklarınızı kontrol ederek kanunlara uygun olup olmadığını incelemelisiniz.

Bu yazımda, kişilerin haklı olarak birbirinden şikayetci olma durumlarından bahsetmiyeceğim. Haklı olarak yapılan şikayetler elbette kişisel haktır. Yazımda bahsedeceğim asıl konu hakkımız olduğunu düşünerek yaptığımız ve ne yazık ki toplum içinde kime sorsanız “Elbette, bu senin hakkın.” diyebileceği aslında sizin haklı olmadığınız konularda hekiminizi şikayet etmeniz ve hekiminizi kötülemektir.

İyi Hekim, Kötü Hekim

Hekimleri, tıbbi bilgilerine göre değil de, güler yüzlü olmalarına ve bizim isteklerimize hukuki olmayan istekler dahi olsa verdikleri tepkilere göre iyi ya da kötü hekim olarak değerlendirmekteyiz daha çok. Ancak, “hekiminizi kötülemek” kolay gibi görünmekle birlikte hukuka uygun hareket eden hekimler için, olay şikayet ya da mahkeme boyutuna taşınsa bile çok sorun olmamaktadır. Çünkü, “iyi hekim” tıbbı en güncel haliyle takip edebilen, hukuki ve tıbbi kurallara göre, hastasına tıbbi yardımı en iyi şekilde kendi kontrolünde sunan hekimdir. Hastaların veya hasta yakınlarının isteklerine göre hareket eden hekime “iyi hekim” diyemezseniz. Bu nedenle, hekiminizi kötülemeden önce bir daha düşünmelisiniz.

Hukuka Uymak

Yazıma başlamadan önce son yıllarda artan, hastaların hekimlerden gereksiz yere  şikayetçi olmalarının ve hekiminizi kötülemenin karşılıklı oluşan güvensizlik nedeniyle hekimlerin kanunlara daha sıkı bağlanmasına neden olduğunu ve bu durumun artışının ise yine hastalara ve hasta yakınlarına geri dönerek zarar verdiğini hatırlatmak isterim. Elbette bu zarar, işlerin biraz daha uzaması veya kişilerin biraz daha fazla ücret ödemesini geçmemektedir. Ama, hekimlerin, ve herkesin kanunlara uyması her durumda hepimizin faydasına olan bir durumdur, işlerimizi biraz daha zorlaştırsa da.

Konuyu özellikle kendi açımdan iredelediğim için, hekiminizi şikayet konusunda ve hekiminizi kötülemeden önce dikkat etmeniz gerekenler konusunda, hastanede karşılaşılan sorunlara çok fazla eğilememiş olabilirim.

Hekiminizi Kötülemeden Önce ve Şikayet Etmeden Önce Şu Durumlardan Emin Olun

Hastanın Hekim Tarafından Görüldüğünden

Hekiminizi şikayet etme durumunda hekime başvurmuş olduğunuzdan emin olun. Yani, evde veya kahvede otururken komşunuza, çocuğunuza ilaçlarınızı raporlu dahi olsa yazdırmanız sizin doğal hakkınız değil, kanunlar önünde bir suçtur. Kendiniz hekime başvurun.  Kendinizin, raporlu ilaç yazdırmak için bile hekime gitmeniz gerekliliği yalnız hekiminizin isteği değil, kanuni bir zorunluluktur. Hekim, hastayı görmeden herhangi bir işlem yapmıyor diye hekiminizi kötüleme ve suçlama hakkınız yoktur.

Hekime Hastanızı Getirdiğinizden

Bir hasta yakını olarak, hekimden hastanızla ilgili herhangi bir işlem yapmasını istediğinizde hekimin hastayı görmek istemesi kanuni ve tıbbi zorunluluktur. Yani, “Hastam yaşlı evde grip olmuş, bir grip ilacı yazar mısınız?”, “Hastamın ağrıları vardı, eczacı şu ilacı önerdi. Bu ilaç yazılacak.”,”Hastamızın hastalığı aynı bizim komşunun hastalığı. Bu ilaç iyi gelir dedi. Bunu yazar mısınız?” gibi istekleriniz hem tıbbi açıdan uygun olmadığı için hem de kanunlar önünde suç teşkil ettiği için, siz hekimi mahkemeye verdiğinizde cezayı maddi veya  hapis cezası olarak siz çekebilirsiniz.

Hastanın  Özgeçmişini ve Gerekli Bilgileri Eksiksiz Olarak Hekiminize Anlattığınızdan

Bu konu da önemli bir konudur. Kişi bazı zamanlarda bilerek ya da bilmeyerek tıbbi tedavisi için çok önemli olan bazı bilgileri hekime, hekim sorsa dahi doğru bir şekilde yansıtmayabilir. Bu tür durumlarda da sorumluluk bu bilgiyi vermeyenlerindir.

Gebe olduğu halde, gebeliğini saklayarak, kendisine uygulanacak olan tedavinin kişiye yada bebeğine zarar vermesi olasıdır. Neden saklasın ki böyle bir durumu demeyin. Bunun bir çok nedeni olabilmektedir.

Benzer bir olay yaralanmalar da kişinin tetanoz aşısı yönünden sorgulanmasında da geçerli olmaktadır. Bu tür durumlarda, hekim kişinin aşı olup olmadığı ile en ufak bir şüphe duyarsa mutlaka kararını tetanoz aşısı yaptırmaktan yana kullanmalıdır. Hatta, bazı hekimler direk olarak bu tür durumlarda tetanoz aşısını da uygulayabilmektedir.

Hekimin Muayenesine Müdahale Etmediğinizden

Hekimin, hastasıyla mahremiyet kuralları içerisinde baş başa kalma hakkı vardır. Hasta, özel olarak istemedikçe ve hekim izin vermedikçe bu hakka müdahale etmeyin. Bu durum da ekstrem bir çok durumun çözülmesinde veya çözülememesinde kilit rol oynamaktadır. Bu durumun suistimal edildiği en önemli durumlardan biri de aile içi şiddet, hatta tecavüz durumları olabilmektedir. Hekimin, çocuğun babası diye yanında kalmasına izin verdiği kişi, çocuğun hekimin sorduğu sorulara yanıltıcı cevaplar vermesine neden olabilmektedir.

Onay Verdiğiniz veya Vermediğiniz Durumlar İçin Onam Formunu Okuyarak, Anlayarak İmzaladığınızdan

Hekiminizin sizin veya yakınınızın durumuyla ilgili pek çok müdahale için sizden onam yani bir onay istemesi artık sıkça karşımıza her yerde çıkmaktadır. Bunun nedeni, sizin hekiminize verdiğiniz sözlü onayların yada onay vermemelerin ne yazık ki yaşanabilecek acı ve kötü durumlarda sizin tarafınızdan yalanlamasıdır. Bu nedenle, bir çok hekim bu tür durumlara karşı sizden bir belgeyi imzalamanızı bu sayede ileride sizin yalan söylemenizi engellemeye çalışmaktadırlar. Bu onam formlarını dikkatlice okuyun ve açıklanmasını istediğiniz kısımları doktorunuza sorun. Bu şekilde onayladığınız ya da onaylamadığınız durumlara göre hekiminiz size ya da hastanıza müdahale edecek veya etmeyecektir. Bu durum sonucunda yaşanacak olan her durumun sorumlusu da hekim değil siz olacaksınız. Hekiminizi kötülemeden önce, hekiminizin neden bu formlara ihtiyaç duyduğunu düşünün.

Hekiminizin Muaynesine Göre Size Reçete Yazdığından

Başvurduğunuz hekimler, yaptıkları muayeneye göre size kendilerinin uygun gördükleri ilaçları yazarlar, başkalarının önerdiği ilacı değil.

Hekim Reçeteye Neden İmza Atıyor?

Hekim reçetesine sadece ve sadece kendi uygun gördüğü teşhis ve tedaviyi yazar ve altına imzasını atar. Bu imza hekim için çok önemlidir. İmzayı atan hekim, bu reçetenin kendisi tarafından yapılan muayene sonucu kendisi tarafından uygun görülen hastanın kullanmasının uygun olduğu ilaçlar olduğunu belgeler. Bu meslek onurudur. Nasıl ki bir hakime mahkemede verdiği karar için “öyle değil, böyle söylesene!” veya “şunu niye ekledin?” diye sormuyorsanız hekimlik mesleğine saygısı olan hekimler için de aynı durum geçerlidir. Hekiminizi kötülemeden önce, hekiminizin hekim olduğunu unutmayın.

Raporlu İlaçlar

Bu durumun tek istisnası ise, ilaç raporu olan hastalardır. Dikkat, buradaki istisna hastanın muayene edilmeyecek olması değildir. İlaç raporu olan hastaların da ilaçları bittiği zaman, yeni ilaçlarını alması için yine bir hekime başvurmaları ve muayene olmaları gerekmektedir. Ellerinde var olan ilaç raporunda belirtilen ilaçları kullanmalarında bir sakınca olmadığı takdirde hekim yapmış olduğu muayene sonucuna göre hastanın ilaçlarını reçete edecektir.  Yani, yine hekimin hastayı görmesi zorunludur. Hekiminizi kötülemeden önce, hekiminizin neden kanunlara uymak zorunda olduğunu düşünün.

Özel Muayenehane Reçeteleri

Bu bağlamda, özel muayenehanesi olan hekimlere giderek muayene ücreti ödediğiniz durumlarda da bu hekimlerin SGK ile anlaşması yoksa yazdıkları reçeteyi eczanelerden, devlet güvencesi ile alamıyorsunuz. Bu tür durumları aşmak için size çeşitli kesimlerden gelen yönlendirmeler, sizi ilaçları eczaneden ücretsiz olarak almanız için devletin tanıdığı bir hekime yönlendirmektedir. Bu tür durumlarda, hekiminiz bu tedaviyi kendisi size uygulamadığı için bu reçeteyi yeniden reçete etmeyecektir. Eğer hekim reçeteyi size yazarsa, devletin normalde ödemeyeceği bir tedavi, haksız yere ve yalanla devlete ödettirmiş olmaktadır. Bu durum devleti kandırmaktır. Sayısız kul hakkına da girildiğini gösterir. Böylesi bir durum için, hekim özel muayene reçetenizi yazmadıysa da hekimi şikayet etme hakkınız yoktur. Yapmanız gereken, nasıl özel muayene için ödeme yaptıysanız bu özel muayene reçetesi için de eczaneye ödeme yapmanız olmalıdır. Hekiminizi kötülemeden önce, hekiminizin neden devleti dolandırmadığını düşünün.

Hastanıza Yapılacak Her Türlü Müdahalenin Bazı Komplikasyonlara Neden Olabileceğini Bildiğinizden

Hastanıza yapılacak olan müdahaleler ile ilgili olarak komplikasyon dediğimiz durumları bilmeniz ve bu durumlarla ilgili olarak hekiminizden bilgi almanız karar vermeniz açısından çok yararlı olacaktır. Komplikasyon denilen durumlar, hekim hatası olmadan hekimin hastaya müdahalesi sırasında yaşanması muhtemel olan tıbbi durumlardır. Bu durumların gelişmesinden dolayı hekimler suçlanamazlar. Çünkü, bu durumlar, önceden kestirilemeyen ve her müdahaleye göre farklı şekilde ortaya çıkabilecek, olabilmeleri muhtemel olaylardır. Yani, bir hasta estetik amaçlı da olsa bir operasyona girdiği durumda hastanın anestezi komplikasyonlarına bağlı ölmesi muhtemeldir. Bu durum bir komplikasyondur ve hekimler bu durumu öngöremezler. Her şeyde olduğu gibi tıpta da % 100 garanti yoktur. Size veya yakınınıza yapılacak bir müdahale için size %100 garanti veren hekimlerden uzak durun.

Hekimi Her Türlü Sahte ve Usulsüz Rapor İçin Zorlamadığınızdan

Sahte rapor taleplerinin hepsinin suç olduğunu ve bu konuyla ilgili reçete konusunda olduğu gibi hekimi zorlamanız sonucunda hekimin kolluk kuvvetlerine başvuarak konuyu hukuki sürece dahil edeceğini unutmayın. Aynı durum, usulsüz raporlar için de geçerlidir. Hekimlere rapor için başvurduğunuzda raporu alıp alamayacğnıza hekim kendi karar verir, kararsız kaldığı durumlarda size değil ilgili uzmanlık alanlarına güvenir ve sizi oraya sevk eder. Hekiminizi kötülemeden önce, hekiminizin verdiği her türlü rapordan sorumlu olduğunu unutmayın.

Yukarıda saydığım bu durumlar için de mesleğine saygı duyan her hekim sizi reddecektir.  Bu tür durumlar için hekimlerden davacı olmanız sizi para cezası ya da hapis cezasına mahkum edecektir.

 

Hastanızın Muayene Olma Hakkını Gasp Etmeyin

Eğer, hastanızın muayene olma hakkını gasp etmek istiyorsanız, hastanıza kendiniz istediğiniz ilacı verebilirsiniz. Elbette, bu bir hekim önerisi değildir. Hekimin önerisi her zaman hastayı görmek yönünde olur. Ancak, siz bu durumda hekiminizin kötü niyetli olduğunu ve “altı üstü bir ilaç önerecek ne gerek var bu kadar uzatmaya?” diye düşünürken, aslında hastanızın en temel haklarından bir olan muayene olma hakkını gasp etmektesiniz. Yani, siz hastanıza iyilik yaptığınızı düşünürken aslında bir hırsızlıkla hastanızın sağlık durumunu kötüleştirebilecek durumlara onu sürüklüyorsunuz. Böyle bir duruma neden oluyorsanız bütün sorumluluk size aittir. Eczaneden almak istediğiniz ilacı kendi isteğinizle ya da eczacınızın önerisiyle alabilirsiniz. Ama, parasını siz ödemek zorundasınız. Eczacı bile önermiş olsa, bu ilacı hekiminize gidip yazdırmanız devleti kandırmaktır. Eğer, devletimiz, eczacınızın önerdiği ilacı ödüyor olsaydı, eczaneden aldığınız ilacı eczacı gerekli belgeleri doldurarak size ücretsiz verebilirdi. Yani, yine hekime başvurmanız gerekmeyecekti. Bu nedenle, Hekiminizin önerisi olmayan bu ilaçları kullandığınızda başınıza gelecek her durum sizin neden olduğunuz durumdur. Bu nedenle, bu olaylara hekiminizi karıştırmayınız ve ortak etmeyiniz.

Yukarıda saydığım durumlardan dolayı hekiminizi şikayet etme hakkınız yoktur. Bunu bile bile hekimin uğraşacağını düşünerek yine de şikayetçi oluyorsanız, bu durumunda size geri dönüşünü düşünmenizde  fayda vardır.

Hekiminizi kötülemeden önce, hekiminizi yalana zorladığınız bu durumlardan dolayı “kul hakkına” da girdiğinizi unutmayın.

İyilik Olsun Diye Kötülük Yapmak

Bu durumun bir başka değişik şekli de şu şekilde olabilmektedir. Herhangi bir nedenle har hangi bir sosyal güvencesi olmayan kişilerin muayenelerini, İYİLİK OLSUN” diye, bazı kişilerin hekime bu kişilerin yerine kendilerinin muayene olduğunun  poliklinik defterine veya sisteme girilmesini hekime teklif etmeleridir.  Aslında hem hukuki anlamda hem de dini anlamda suç ve günah olarak nitelendirilen bu durum “İYİLİK OLSUN diyen kişilere hatırlatıldığında aldığınız karşılıksa  “ALLAH AFFEDER.” olabilmektedir. Sayısız kişinin kul hakkına girilmesine de neden olan bu durum, dini bilmenin ne kadar önemli bir konu olduğunu da göstermektedir. “İYİLİK OLSUN” diye hekime başkasının üzerine muayene etmesi veya ilaç yazması önerilemez. İyilik yapmak istiyorsanız iyilik yapmak istediğiniz kişinin muayene ve tedavi ücretlerini siz karşılarsınız veya bu konularla ilgilenen sivil toplum örgütlerine veya yardım kuruluşlarına başvurursunuz.

Hekiminizi Kötülemeden Önce

Hekiminizi kötülemeden önce, bunları bir daha düşünün ve dahası kendinizi hekiminizin yerine koyun. Sizin gibi ailesi olan hekimlerin, sizin kendi iş yerinizde uygulamadığınız şeyleri uygulamasının, hekimi ve ailesini nasıl zora sokacağını, maddi cezaların ve hapis cezalarının yolunu nasıl açabildiğini düşünün.

Mesleğinize Göre Hekimlerin Karşılaştırılması

Eğer idareci iseniz, çeşitli nedenlere bağlı olarak izin verme hakkınız olduğu halde kendinizi zora sokmamak için çalışanlarınızı neden “Bizim haberimiz var, bir sıkıntı olmaz.” diyerek sahte rapor almaları için hekime yolladığınızı ve buradan size bir kul hakkı payı düşüp düşmediğini bir kez daha düşününüz.

Eğer öğretmenseniz, okula gelmeyen bir öğrencinizi neden sınıfta var diye gösteremiyorsanız, hekimin de hasta olmayan öğrencinizi neden hastaymış gibi gösteremediğini düşününüz.

Eğer oto tamircisi iseniz, sizi arayan ve araçlarındaki şikayetleri telefonda size anlatan kişilere neden araçlarını tamirhaneye getrimeleri gerektiğini söylediğinizi düşününüz.

Eğer esnafsanız, neden 24 saat arandığınızda dükkanınızı açarak, müşterilerinizin isteklerini yerine getirmediğinizi düşününüz.

Eğer işçiyseniz, yoğun kar yağışı altında fabrikaya gitmediğinizde, “Yolların hali malum, hayatımı tehlikeye atamazdım.” dediğinizde ve sahte rapor talep ettiğinizde, o yoğun kar yağışı altında hekiminizin sizin gitmediğiniz yoldan daha uzun mesafeden neden işe geldiğini düşününüz.

Eğer şoförseniz, her türlü araç muayenesi için, tamiri için ve sigortalar için çeşitli ödemeler yaptığınız halde neden hekiminizden “sürücü olur raporu” talep ettiğinizde hekiminiz sizi ilgili uzmanlık alanlarına sevk ettiğinde, “Ben, neden hastaneye para ödüyorum.” diye sormadan önce, bir kez daha düşünün.

Bu meslek gruplarını her şekilde artırabiliriz. Ama, bunu en iyi siz kendi yaptığınız mesleğinize göre artırabilirsiniz.

Sonuç

Hekiminizi kötülemeden önce, kanunsuzluk yapmayan hekiminize teşekkür edin. 

Saygılarımla.

Dr. Ali ÖZGENÇ imza

Please Login to comment
avatar

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

  Subscribe  
Bildir