Muayene Olma Hakkı

Hekimin hastayı muayene etmesinin ne demek olduğunu ve muayenenin şartlarının ne olduğunu daha önce “Muayene Olmak Nedir ve Nelerden Oluşur?” adlı yazımda anlatmıştım. Ülkemizde her vatandaşın hekime muayene olma hakkı var. Peki, biz hekime muayene olma hakkımızı gerçekten kullanıyor muyuz? İsterseniz bu hakkı kullanmamız sırasında yaptıklarımızı bir gözden geçirelim ve hatalı kısımları bulmaya çalışalım.

Kimliğimizle Bizzat Hekime Başvuruyoruz.

Hasta olduğumuzda veya kendimizi iyi hissetmediğimizde aile hekimimize veya ikinci basamak sağlık kuruluşundaki poliklinik hekimine hatta durumun aciliyetine göre Acil Servis’e başvurabilmekteyiz. Özellikle sosyal bir güvencemizin olduğu durumlarda, devlet kurumlarına maddi bir sıkıntıyı problem etmeden rahatlıkla başvurabilmekteyiz. Dikkat ederseniz bu başvuru bizzat yapılan bir başvuru. Öyle ya hasta olduğumuzda doktor bizi görmeden nasıl bizi muayene edecek. Ayrıca, başvuran kişinin kim olduğunu sağlık kuruluşuna tereddütsüz olarak resmi kimlik belgesiyle ispatlaması da gerekmektedir. Burada özellikle vurgulamak istediğim konu sağlık kuruluşuna başvururken mutlaka yanınızda resimli, resmi, kimlik numaranızın olduğu kimlik kartınızın (sürücü belgesi, pasaport vs.) bulunması gerektiğidir, tabii ki kimliğimizin yanında biz de olmalıyız. ( çok garip geldi değil mi? )

Hasta doktora başvuramayacak bir hasta ise ya doktor hastaya ulaşmalı ya da hasta doktora bir şekilde ulaştırılmalıdır. Bu tür durumlar için Evde Sağlık Hizmetleri ve 112 Acil Servis hizmetleri başarıyla çalışmaktadırlar.

Aile hekimliğine başvurduğunuzda size ait kimlik kartınızla kiosk sistemleri üzerinden sıra alabiliyorsunuz. Başvurduğumuz aile hekimliği merkezi dışındaki sağlık kuruluşunda da, şikayetimizin durumuna göre ilgili branşta muayene olmamız sağlanıyor. Muayene olmadan önce, kuruluşların özelliğine göre değişmekle birlikte önce, kimliğinizle birlikte ilgili sekreterlikten muayene sırası alınıyor ve bu şekilde hekimle ilk buluşmamıza sıramız geldiğinde gidiyoruz.

Poliklinikteyiz ve Hekimimizle Konuşuyoruz.

Hekimle hastanın ilk buluşması poliklinikte gerçekleşiyor. Hekim, ne yazık ki ülkemizde var olan hekim açığı ve hastaların çeşitli nedenlerle sürekli hastaneye başvuruyor olması nedeniyle (bu konuya daha sonra eğileceğim.) hızlıca size bir kaç soru sorup (anamnez), sizi muayeneye davet eder. Normalde anamnez adı verilen hekimin hastanın hikayesini öğrenme kısmının basit bir olay olmadığı ve en az muayene kadar hatta bazı durumlarda muayeneden de önemli olduğu öğrencilik yıllarında her hekime anlatılır. Önerilen anamnez alma süresinin normalde en az 20 dk olması gerekmektedir. Sağlık kurumlarımızda var olan yığılmalar, ne yazık ki tıbbi açıdan çok önemli olan konulardan biri olan anamnez alma işlemini çoğu yerde olumsuz etkilemekte ve ne yazık ki en az 20 dk anamnez alma önerisi çoğu yerde bir kaç soruyla mecburen geçiştirlmektedir. En az 20 dk’lık anamnez alma süresini bırakın, poliklinikte tüm işlemleriniz genellikle 5-10 dk içinde (muayene dahil) bitiyor. Dahası halk olarak da tam olarak muayenenin önemini anlayabildiğimizi düşünmüyorum. Çünkü, genellikle polikliniklerin türüne göre değişmekle birlikte bir hasta içeride 10 dk’dan fazla kaldığında hemen poliklinik odasının dışından sesli veya fiziki müdahaleler başlayabiliyor.  Zaten, toplum olarak bu kısa muayene sürelerini de biz istiyormuşuz gibi geliyor bana.  

Muayene Oluyoruz.

Anamnez kısmını hızlıca atlattıktan sonra, hekimin davetiyle muayene olmak için sedyeye geçeriz. Gerek anamnez sırasında gerekse muayene olurken, sağlığımız için önemli olan daha önceden geçirdiğimiz hastalıkları, kronik hastalıklarımızı, kullandığımız ilaçları, allerjilerimizi , gebelik ve emzirme gibi durumları hekimimize düzgün bir şekilde aktarmamız gerekiyor. Hekimimiz bizi muayene eder ve kafasında bir ya da bir kaç tane ön tanı oluşturabilmişse bize tıbbi tedavi önerisini yani reçetesini verir. Hekim anamnezden ve mauyeneden almış olduğu bilgiler dışında başka bilgilere de ihtiyaç duymuşsa, o zaman bizden ek olarak tahlil ve tetkikler isteyebilir. Tanısını bunların sonucuna göre koyabilir ve bize bir tedavi uygulayabilir ya da ileri bir merkeze bizi sevk edebilir.

Muayene Olduk Mu?

Bu anlattığım acil durumlar dışında yaşanan normal, yasal bir muayenedir. Hasta olduğumuzda veya sağlıkla ilgili acil olmayan şikayetlerimiz olduğunda bu yolu kullanmamız gerekmektedir. Mümkünse, ilk olarak acil durumlar dışında aile hekimliğini kullanmamız az önce cümle arasında bahsettiğim sağlık kuruluşlarında yığılmaları önleyebilir. Sağlık kuruluşunda hekimin odasından çıktıktan sonra kendimizi gerçekten muayene olmuş hissetmemizin ana şartı bence, hekimimizin mümkün olduğunca yoğunluktan, aceleden uzak durabilmesidir. Bu yüzden en başta bizim sağlık kuruluşlarında yoğunluk yapmamız gerekmekte. Rahat bir ortamda, acele etmeden, huzurlu, mutlu, baskılara maruz kalmadan bizimle ilgilenen hekimin odasından çıktığımızda “Evet, kendimizi gerçekten muayene olmuş hissederiz.”. Ama tersi durumda her şey çok hızlı gerçekleşerek hekimin odasına girip çıkmamız bir anda olabilir. Bu durumda muayene olduk ama kendimizi muayene olduk gibi hissetmeyebiliriz.

Toplum Olarak Muayene Olmayı Öğrenmeliyiz.

Sağlık kuruluşlarında daha rahat muayene olabilmemiz ve muayene olma hakkımızı en iyi şekilde kullanabilmemiz için başta biz olmak üzere bütün toplumun sağlık kurum ve kuruluşlarının kurallarına uyması ve sağlık kurum ve kuruluşlarını uygunsuz, usulsüz, sahte işlerle ve isteklerle meşgul etmemeliyiz. Bu şekilde işin doğrusunu yaptığımızda sağlık kuruluşlarında gerçekten hasta olan kişiler sağlık hizmeti almak için beklemiş olacaklardır. Muayene olma hakkı ile ilgili olarak yalandan uzak durmamız toplumun faydasına olacaktır. yalandan uzak durma ve bunun sağlık alanındaki etkileri için “Yalansız Toplum İçin, Yalansız Bireyler Olalım.” adlı yazımı da okuyabilirsiniz.

Toplum Olarak Yapmamız Gerekenler

  1. Sağlık kurumlarına geçerli, resmi, reimli, T.C. Kimlik Numaralı kimlik kartımızla şahsen başvurmalıyız.
  2. Öncelikle aile hekimimize başvurmalı ve onun tıbbi önerilerine göre hareket etmeliyiz.
  3. Sağlık kurum ve kuruluşlarının kurallarına uymalıyız.
  4. Hekimimizle karşılıklı güven ilişkisini sağlamalıyız.
  5. İstediğimiz hekime başvurmalıyız.
  6. Hekimimizin sağlığımızla ilgili önerilerini mümkün olduğunca yerine getirmeliyiz. ( Reçete dahil)
  7. Hekimimize muayene sırasında ve sonrasında müdahale etmemeliyiz.
  8. Hekimimizin reçetesine müdahale etmemeliyiz. (Müdahaleden kasıt, reçeteye kendimiz ilaç ekletmemeliyiz.)
  9. Eczaneden hekime danışmadan aldığımız ilaçların ücretini kendimiz ödemeliyiz.
  10. Durumu ve sosyal güvencesi olmayan kişilere yardım ederken onlar için eczaneden aldığımız ilaçların ücretini de kendimiz ödemeliyiz. Yardım böyle olur. Bu tür  durumlarda ilaçları reçete ettirmek için sağlık kurumlarına başvurmamalıyız.
  11. Hekimimiz gerekli görmediyse hekimden istirahat raporu istememeliyiz.
  12. Sahte rapor için hekime başvurmamalıyız.
  13. Kanunda yer almayan raporlar için hekime başvurmamalıyız.
  14. İlaç yazdırmak için hekime başvurmamalıyız. ( Yasal olarak ilaç yazdırma diye bir konu yoktur. Kişiler muayene olma hakkını kullanarak her seferinde hekime muayene olurlar ve bu muayenenin sonucuna göre kendilerine reçete düzenlenebilir. Raporlu ilaçlar  için de aynı durum geçerlidir. Raporlu ilaçlar da hasta hekim tarafından görülüp muayene edildikten sonra reçete edilebilir.)
  15. Muayene olma hakkımızı gereğinden fazla kullanmamalıyız. Muayene olma hakkımızı gereğinden fazla kullanmak istememiz de, sağlık kuruluşlarındaki yoğunluğun bir diğer sebebi olarak başkalarının muayene olma hakkını engellemektedir.
  16. Randevularımıza da dikkat etmeliyiz. Aldığımız randevulara gidemeyeceksek, randevularımızı iptal etmemiz de başkalarının muayene olma hakkını kullanmalarını kolaylaştıracaktır.
  17. Mümkünse hekime başvururken gerekli belgeleri eksiksiz olarak yanımızda bulundurmalıyız.
  18. Tekrarlayan veya gerek olmayan tahlillerin ve tetkiklerin önlenmesi için, şikayetinizle ilgili önceki yapılan işlemlere ait belgeleri yanınızda bulundurmalıyız. (Bu konu genel olarak e-nabız sisteminin devreye girmesi ile çözülmüştür.)

Hekiminize eczaneden aldığınız, komşunuzun önerdiği ilacı yazdırmak istemeniz sizin sağlık sisteminden faydalandığınızı göstermemektedir. Böyle bir isteği hekiminiz reddedecektir. Bu şekilde yaklaşacağınıza, muayene olma hakkınızı kullanırsanız gerçek anlamda sağlık sisteminden faydalanmış olursunuz ve kanunlara aykırı yapmış olduğunuz işlemleri yasallaştırmak için sağlık kuruluşlarını boş yere meşgul etmemiş olursunuz.

Saygılarımla.

Please Login to comment
avatar

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

  Subscribe  
Bildir