Yeni Ehliyet Alabilmek

Yeni ehliyetlerin dağıtıma başlanmasıyla vatandaşlarımız, yeni ehliyetlere büyük ilgi göstermiş ve bu ehliyetlere bir an önce kavuşabilmek için tüm engelleri en hızlı şekilde ve minimum zararla (!) atlatma yollarını araştırmaya başlamıştır. Yeni ehliyet alabilmek, yeni kimliklerin dağıtıma başlanması ile yeni bir zirve yapmıştır.

Sürücü Olur Sağlık Raporu

Yeni ehliyet alabilmenin en önemli şartı sağlık raporu alabilmektir. Sağlık raporu almak için, pratisyen ya da uzman hekim şartı aranmaksızın her hekimden sağlık raporu talep edilebilir. (Dikkat edin rapor alabilirsiniz demiyorum, raporu talep ediyorsunuz eğer gerekli sağlık şartlarını taşıyorsanız ilgili hekim gerekli işlemleri yapıyor.) Talep sonrası kişinin hekim tarafından yapılan muayenesi, sağlık geçmişi, vücut ölçüleri, kullandığı ilaçları, var olan hastalıkları ve var olan ilaç kullanım raporları göz önüne alınarak hekim hastaya sürücü olur raporu verebilir veya yönetmelikte belirtilen sağlık şartlarını kişinin sağlayıp sağlayamadığının net olarak tespiti için ilgili uzmanlık dalına da sevk edebilir. Ayrıca, sürücü olur raporu talebi sırasında kişiden “Sürücü/Sürücü Adayı Tarafından Doldurulacak Beyan Formu“‘nun da doldurulması istenir.

Yeni ehliyet alabilmek için, yukarıdaki adımlar hukuki ve etik adımlar olup, her hekim tarafından mutlaka uygulanması kişilerin sağlığını korumayı amaçlayan bir meslek grubu olan hekimler için toplum sağlığını da korumak için mutlak bir zorunluluktur. Bu sayede, araç kullanamayacak durumda olanların ya da sadece belirli zamanlar için veya ek bazı araç, protez gibi malzemelerle araç kullanabilecek olanların, başka insanların sağlığına ve hakkına tecavüz etmesi engellenebilir. Bu sayede, toplumda trafik kazalarının sayısı azaltılabilecek ve trafikte yaşanabilecek sonu ölümle sonuçlanabilecek agresif hareketlerin önüne geçilebilecektir.

Hekimlerin Sürücü Olur Raporlarında Hukuka Uygun Hareket Etmesi Toplumun Sağlığını Olumlu Yönde Etkileyecektir.

Bu yazımda özellikle belirtmek istediğim hekimlerin trafik kazalarının önlenmesinde ve azaltılmasında hukuka ve etik kurallara uyarak ne kadar etkin rol oynayabildikleridir. Zira, Emniyet Genel Müdürlüğünün bundan bir kaç yıl önce hazırlamış olduğu ve Başbakanlığa sunmuş olduğu bir raporda, özetle karayollarının eskisine göre çok daha iyi durumda olmasının ve araçların eski araçlara göre daha donanımlı olmasının günümüzdeki trafik kazalarında, sayılan nedenlerden kaynaklanan trafik kazalarının oranının düşmesine neden olduğu açıkca belirtilmiştir.

Günümüzdeki kazaların nedeninin daha çok araçları kullanan kişilerin sağlıklarıyla bağlantılı olduğu görüşüne yer verilmiştir. Belki de bu nedenle yeni ehliyetlerde ehliyetin kullanım süresi ehliyet sınıfına göre değişebilen şekilde sınırlandırılmıştır ki bu çok doğru bir uygulamadır. Bu nedenle de hekimlerin verdikleri sağlık raporlarında hukuka uygun hareket etmeleri, trafikte yaşanabilecek olumsuzlukları önleyerek, direk olarak toplumun sağlığını olumlu etkileyecektir.

Bunun en çarpıcı örneklerinden birini şu şekilde dile getireyim. Şehirler arası bir otobüs firmasının otobüsü ile yolculuk ediyorsunuz. Şoförün psikiyatrik bir rahatsızlığı olup olmadığından, sarası olmadığından veya gece uyuyakalmayacağından ( yeni yönetmelikte vücut kitle indeksi 33’ün üzerinde olan yani göbekli olan herkesin uyku apnesi açısından değerlendirilmesi şartı var.) gerçekten emin olabilir misiniz? Gerçekten bir hekim bunlara dikkat etmiş ve kişiyi ilgili yerlere sevk etmiş midir? Ya da gerçekten bu kişi, hekimi gerekli gördüğü için ilgili uzmanlık alanlarına gitmiş midir ve raporunu bu şekilde mi almıştır? Etrafımdaki otobüs ve tır şoförlerine baktığımda göbeklerinden dolayı rapor alamadığını dile getiren bir şpför görememem, bu konudaki soru işaretlerimi giderememin en önemli sebebidir. Peki ne yapacaksınız böyle bir otobüse binince? Yapacak bir şey yok otobüsten inemiyorsanız, mecburen uyuyacaksınız siz de şoförle birlikte. Yapılması gerekenin çok önceden yapılmış olması gerekiyordu normalde. Geçmiş olsun.

Aile Hekimi Üzerinden Rapor Almak

Yeni ehliyet alabilmek için, sağlık raporu talep etmenin hastanelerde ücrete tabi olması nedeniyle, vatandaşlarımız bu sağlık raporuna ulaşmanın en hızlı ve kolay yöntemi olarak aile hekimlerine başvurmayı uygun görmüşlerdir. Ancak, kanunları bilen ve uygulayan aile hekimleri karşısında zorlanan vatandaşlar yönetmelikte yazan şartların tespiti için yapılan uygulamalara tepki dahi gösterebilmişlerdir. Ne yazık ki gösterdikleri bu tepkiler,  çoğu zaman yasal yollardan değil de yasal olmayan yollardan olabilmektedir.

Kendi aile hekimlerine başvuran ancak, göz muayenesindeki yetersizlikleri, sahip oldukları bazı hastalıkları, boy kilo oranlarındaki dengesizlikleri gibi nedenlerden dolayı ilgili branşlara sevki yapılan kişiler, sürücü olur raporu alabilmek için başka hekim arayışını  düşünebilmektedirler.Hekimlerinin kanunları uygulamasına ve yalan söylememesine içerleyerek aile hekimlerini de değiştirme yolunu düşünebilmektedirler.

Fakat, aynı kişiler nedense karşılaştıkları haksızlıklara karşı hukuki haklarını savunmak için, yine kanunlardan destek alma yoluna başvurmaya çalışmakta ve hatta kendilerinin başka konularda zarara uğratıldığı durumlarla ilgili olarak kendilerine aleni yalanlar söylendiğini ifade edebilmektedirler. Ancak, iş ehliyet almaya geldiğinde, eğer kişinin sürücü olur raporu düzenlenmesi aşamasında, karar verilmesini zorlayan veya engelleyen bir durumu varsa,  kendileri hak yediklerinin ve hekimi yalan söylemeye zorladıklarının nedense farkına varmak istememektedirler. Buna gerekçe olarak da sevk edildiklerinde hastaneye branş başına ödeyecekleri 50 – 75 TL’yi (hastanelere göre değişebilen) gerekçe olarak gösterebilmektedirler.

Usule Uygun Verilmeyen Sağlık Raporları ve Sonuçları

Sizce de bazı hekimler kanunları fazla mı abartıyorlar? Eğer, öyle düşünuyorsanız, neden sağlık raporuna ihtiyaç var ki? O zaman, parayı basıp arabasını alan herkes araç kullansın. Devlet bu konuda düzenleme yapsın ve tüm sürücü olur sağlık raporları kaldırılsın. Sizce kim bu durumdan zarar görür? Tabii ki toplum. Devletimizin yapmış olduğu bütün düzenlemeler insan ve toplum içindir.

Usule uygun olarak verilmeyen her sağlık raporu toplumda bir gedik açar. Açılan bu gediklerin büyüklüklerine göre toplumda geri dönüşü zor durumlar oluşabilir. Sağlıkla ilgili olarak verilen usulsüz sağlık raporları önce sağlıkla ilgili alanlarda sorun açabilse de bu durumların yaygınlaşması adaletle ilgili alanlarda da sorunlara yol açabilecektir.

Saygılarımla.

Please Login to comment
avatar

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

  Subscribe  
Bildir