Reçete Kelimesinin Anlamı

Reçete kelimesinin tanımı Türk Dil Kurumu’na göre “isim Üzerinde doktorun hastası için gerekli gördüğü ilaçlarla, bunların kullanılış biçimleri yazılı olan kâğıt”  şeklinde yapılmıştır. Ancak, günümüzde teknolojinin gelişmesine bağlı olarak reçetelerin kağıt dışında başka ortamlarda hazırlandığı da gözardı edilmemelidir. Ülkemizde, reçeteler artık dijital ortamda e-reçete olarak da düzenlenebilmektedir. Elbette, bu durum yukarıdaki tanımı geçersiz kılmamaktadır. Sadece, tanımı güncel durumla ilgili olarak biraz daha genişletmiş olduk.

Reçeteyi Kim Düzenler?

Tanımdan da anlaşılacağı üzere, reçetedeki en önemli nokta belki de biz hekimler için, “doktorun hastası için gerekli gördüğü” ibaresi olmaktadır. Yani, reçeteyi sadece hekimler düzenleyebilir. Reçete, tanımdan da açık şekilde anlaşılacağı üzere, hastanın, kendisi için gerekli gördüğü ilaçları kapsamaz ve kapsamamalı. Çünkü, reçetenin sahibi hasta değil hekimdir.

Başkasının Reçeteye Müdahale Hakkı Var Mı?

Reçete, hekimin kendi düzenlediği ve düzenlerken de güncel Tıp bilimine göre hareket ettiği, hekimin kendi kararını gösteren bir belgedir. Hekim reçetenin  altına imzasını da atarak düzenlediği belgenin tüm sorumluluğunu da üstlenir. Sizce de böyle bir belge için birileri reçete yazımına müdahil olabilir mi? Elbette, hayır. Tüm sorumluluğun hekime ait olduğu ve altında sadece hekimin imzası olan bir belgeye kimin müdahale hakkı olabilir? Kimsenin. Reçeteye müdahale konusunda kimsenin bir yetkisi yoktur. Reçete hastanın değil hekimindir. Hekim kendisi istemedikçe reçeteyi değiştirmez. Reçete, hekimin hastasının sağlık durumu ile ilgili önerileridir. Hasta, bu önerileri sorumluluğu kendisinde olmak kaydıyla uygulamayabilir. Ama, hastanın, hasta yakınlarının ve başkalarının da hekimin reçetesine karışma hakkı yoktur. Beğenmediğiniz bir reçete varsa, bu reçeteyi kendi sorumluluğunuzda almayabilirsiniz ama bu kadar. Reçete konusunda başka bir yetkiniz yoktur.

Güncel Tıp bilimine göre hazırlanması gereken reçetelerle ilgili olarak Sağlık Bakanlığımızı da hazırladığı çeşitli kamu spotları var. Bu tür kamu spotları ağırlıklı olarak antibiyotik türü ilaçların doktor kontrolü ve önerisi dışında kullanılmamasına yönelik hazırlanmaktadır. Ancak, unutulmamalıdır ki, antibiyotikler kadar ağrı kesiciler de gereksiz kullanımlar da insan sağlığı için tehlikeli olabilmektedir. Hatta, kronik hastalıklara bağlı olarak bazı ilaçların sürekli kullanımları ile birlikte kronik olmayan bazı ilaçların ilaç etkileşimlerinde de artışlar olabilmektedir. Bu yüzden, konu ilaç olduğunda mutlaka hekim tavsiyesine göre hareket etmelisiniz. Hekiminizin tavsiyesi de reçetesidir.

Reçetedeki İlaçlar Nereden Alınır?

Hekimin hastası için gerekli gördüğü ilaçları belgelendirmesi ve hastasının bu ilaçları kullanmak istemesi durumunda, hasta bu ilaçları eczaneden alabilir. Eczanedeki görevliler, ilaçlar hazır kutulanmış şekilde ise, reçetedeki kullanım tariflerini hastaya bildirerek, ilacı hastaya teslim ederler. Eğer, hazırlanması gereken bir ilaçsa, eczane görevlileri bu ilacı hazırlar ve hastaya bu şekilde kullanım tarifini de yaparak teslim ederler.

Reçetenin Temininden Hekim Sorumlu Mudur?

Genel olarak konuşursak, hekimin yazdığı ilaçların temini kişinin veya yakınının sorumluluğundadır. Yani, hekim önerdiği ilaçları kişiye belgeli bir şekilde (reçete) iletir ve temini konusunda bir düşünceye sahip olmaz. Reçetedeki ilaç piyasada bulunmayan bir ilaç ise, bu durum istisnadır. Bu konuda ilacın piyasada bulunmadığı hekime geri dönüş yapılarak iletilebilir ve hekim böyle bir durumda yeni bir reçete düzenleyebilir.

Hastanın Maddi Durumu

Teminden asıl kastım, hekim reçeteyi yazdıktan sonra hastanın bu ilacı alabilecek maddi durumunun olup olmaması durumudur. Hekim, reçeteyi yazarken, hastanın hastalık durumuna göre ilaçlar yazar. Yani, hastanın ekonomik durumuna göre ilaç yazmaz. Tedavisi için hastaya hangi ilaç gerekiyorsa hekim reçeteye o ilacı yazar. Hastanın sosyal güvencesinin olup olmaması, sosyal güvencesinin hastanın tedavisini ödeyip ödememesi hekimin sorumluluğunda değildir. Hekim için, hastanın sağlık durumu önemlidir, maddi durumu değil. Hekim, hastanın sağlık durumundan sorumludur. Dolayısıyla reçetedeki ilaçların temini, hastaya ve yakınlarına düşen kısımdır.

Sosyal Güvence ve Reçeteler

Ülkemizde devlet tarafından desteklenen çok geniş bir güvence sosyal güvence ağı vardır. Sosyal Güvenlik Kurumu olarak adlandırılan bu kurum (SGK) kendi güvencesi altında olan kişilerin tıbbi giderlerini belli şartlar altında karşılamaktadır. Ülkemizde genel olarak SGK güvencesi altında olan hastaların reçetelerinin ödemeleri SGK tarafından karşılanmaktadır ve hastaya düşük miktarda bir ödeme yansımaktadır. Bu SGK güvencesi altındaki hastalarımız için çok güzel bir durum. Bunun dışında bazı özel kurumların veya sigorta şirketlerinin de sağlık güvenceleri vardır. Ancak, az önce bahsettiğim gibi bu konuda SGK, Türkiye’de en geniş sağlık güvencesini sunan kurumdur.

Sağlık Güvencesi Olmayan Hasta, Reçete Bedelini Kendi Karşılar.

Peki ya sağlık güvencesi olmayan biriyseniz ne olacak? Sağlık güvenceniz yoksa ve herhangi rahatsızlığınız nedeniyle hekime başvurduysanız, hekiminiz size reçete düzenlediğinde bu reçeteyi kendiniz karşılamanız gerekmektedir. Hekiminiz sizin sağlık güvenceniz olmadığı için sizin tedavinizi değiştirmeyecektir. Çünkü, hekiminiz güncel Tıp bilimi çerçevesinde size koyduğu teşhise göre en uygun tedaviyi size uygulamak için reçete düzenlemektedir. Reçeteyi karşılayamayacak durumda olmanız hekimin size uyguladığı tedaviyi değiştirmeyecektir.

Sosyal Güvencisi Olmayan Hastanın Maddi Durumu da Kötüyse

Bir sosyal güvenceniz yoksa ve reçetedeki ilaçların ücretini karşılayamıyorsanız tedavi olamayacak mısınız? Elbette olabilirsiniz. Ama, bunun için sizin yerinize bu ödemeyi yapacak birini bulmanız gerekir. İlaçlarınızın bedelini ödeyecek bir gönüllüyü yakın çevrenizden başlayarak aramanız gerekecek veya çeşitli yardım kuruluşlarına ve sivil toplum örgütlerine başvurmanız gerekecek. Ama, hiç bir zaman, başkasının sosyal güvencesi üzerinden bir işlem yapmanız gerekmeyecektir. Yani, başkasının adına ilaçlarınızı yazdırmanız diye bir durum söz konusu olmamakla birlikte böyle bir durum suçtur. Haklıyken haksız duruma düşmemek için, başkalarının hakkını yememek için, günaha girmemek için ve kanunlar önünde suç işlememek için böyle bir duruma yönelmemeniz gerekir.

Saygılarımla.

 

 

 

Please Login to comment
avatar

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

  Subscribe  
Bildir