Hareketsiz Toplum

Hareketsiz bir yaşam günümüzün en büyük sorunu haline gelmiştir. Gerek araç kullanımının artması, gerekse bir çok işi oturduğumuz yerden daha kolay ve hızlı bir şekilde yapabiliyor hale gelmemiz hareket konusunda tembelleşmemizi sağlamıştır. Bu tembellikle, hareket etmemiz gereken durumlardan da soğumaya başlanıldı. Hareketsizliğin üzerine yanlış beslenme tarzı ile de artan kilolarımız, bu tembelliğimizin üzerine bonus olarak üzerimize yapışmaya başlamıştır.

Günümüzde bir çok kişi internete ulaşabiliyor. Bunun sonucunda da bir çok kişi öyle yada böyle bilgisayar kullanıyor. Gerek haber takibi amaçlı gerek sosyal medya takibi için gerekse aklımıza gelmeyecek bir çok nedenden dolayı halkın büyük bölümü internete ulaşabildiği durumlarda bilgisayarlarıyla ya da günümüzde gittikçe artan oranlarda akıllı telefonlarıyla daha fazla vakit geçirmeye başlamıştır. Bu durum, toplum üzerinde olumsuz etkiler yapmakla birlikte kişileri hareketsizleştirmesi nedeniyle de kişisel sağlığı da tehlikeye sokmaktadır.

Gittikçe hareketsiz olan toplumumuz, günlük su ve hareket ihtiyacını karşılayamayan, stresle sarmaş dolaş, hızlı yemek kültürüyle de hızla kilo alarak bir çok hastalığa yatkınlığı artmış obez bir toplum haline gelmeye başlamıştır.

Bireysel Olarak Hayatınızı Düzenleyin

Bu durumdan bir an önce kurtulabilmemiz için bireysel olarak hayatımızı bir an önce düzenlememiz gerekmektedir. Hayatımızı düzenlemeye önce kendimizi tanımayla başlamalıyız. Bunun için “Ölçülerinizi öğrenin idealinize Kavuşun” adlı yazımda anlattığım gibi vücut kitle indeksini ve bel-kalça oranını hesaplayarak genel anlamda hayat tarzımızı ne ölçüde değiştirmemiz gerektiği konusunda bilgi sahibi olmamız iyi olacaktır. Eğer vücut kitle indeksi değerlerinden çok fazla sapmamız yoksa, bu vücudumuzu çok zorlamadan hareket edebileceğimiz anlamına gelecektir.

Vücut kitle indeksimiz kilolu ve obez gibi değerleri gösteriyorsa, mutlaka bir hekime başvurmalı ve bu kilonun varsa patolojik nedenleri araştırılmalıdır. Yani, aslında kilonun değeri bizim fazla hareket etmemiz veya çok yememiz değil de, altta yatan guatr gibi vücüdumuzun hormonal dengeleriyle alakalı bir hastalık mı değil mi bunu anlamaya çalışabiliriz. Ayrıca kilonun fazla olduğu her durumda mutlaka bir kardioloji uzmanının da bizi değerlendirmesinde fayda olacaktır.

Kardioloji kontrolü ile, kilo fazlalığı ve yaşla doğru orantılı olarak, yapacağımız hareketlerde sağlığımızı olumsuz hale getirebilecek ani gelişebilecek bir çok duruma karşı en azından hazır olmaya çalışılabilir. Tabii ki, tıpta hiç bir şeyin yüzde yüz garantisi yoktur. Bizim bu konularda söyleyebileceğimiz tek şey elimizden geldiğince tedbirleri alarak ilgili uzman hekimlerin görüşünü almak olacaktır. Bu görüşler neticesinde hareket etmek aldığımız tedbir olacaktır. Ancak, bu tedbirlere rağmen ilerleyen yaş, ek kronik hastalık durumlarında ani gelişebilecek ek sorunların ortaya çıkması her zaman muhtemeldir.

Kendimizi tanımanın ikinci yolu ne kadar su içtiğimizi takip etmek olacaktır. Eğer, içmemiz gereken su miktarını hesaplayabilirsek ki, “Susuz Kalmayın” adlı yazımda da bununla ilgili bilgi vermiştim. İçemediğimiz su miktarının tamamlayarak yani bu konuda da kendimizi tanıyarak sağlıklı yaşam için adım da atmış olacağız.

Hareketlenin

Ben yapacağımız hareketlerin, daha önceden de bahsettiğim gibi yaşam tarzımız olabilecek mümkün olduğunca her yerde her zaman yapabileceğimiz basit ama sürekli hareketlerden olmasından yanayım.

Bu bağlamda haftada bir ya da ayda bir yapılan arkadaş arasındaki halı saha maçlarına çok iyi gözle bakmamaktayım. Ancak, her gün sürekli egzersiz yapan, hareketsiz yaşamayan, alkol ve tütün kullanımı olmayan kişiler bu tür aktivitelere yine de yaş unsurunu da hesaba katarak, dikkatli olmak şartıyla katılabilirler. Bu aktivitelerde önemli olanın eğlenmek olduğu akılda tutularak akılcı bir oyun stratejisi ile oyunlar oynanabilir yani strese girmeden aşırı efor sarf etmeden ani hareketlerden kaçınılarak bu tür sporlar yapılabilir. Böylece herkes mutlu olmuş olur.

Hareketlenme ve Program Önerileri

Hareketlenmekteki asıl kastım spordan ziyade yürüyüş yapma gibi tamamen vücudun hareketlenmesine yönelik spor olmayan faaliyetler.

Yürüyüş

Toplumun her kesiminin en rahat ve sürekli yapabileceği hareket yürüyüştür. Yürüyüşü belli bir tempoda ve sürede yapmak daha uygun olacaktır. Yürüyüşü her gün belli bir zaman aralığında yapabilmek örneğin her gün yarım saat postacı adımıyla yürüyebilmek vücudunuza sağlık yönünden çok şey katacaktır. Ancak, bunun dışında da hareketliliğinizi devam ettirmeniz önemlidir. Yani, gün boyu hareketli olmaya çalışın. Bu hareketliliği yarım saatlik yürüyüşle sınırlandırmayın. Bunun için kendinize hedefler koyabilirsiniz. örneğin her gün 6000 adım atmak veya 10000 adım atmak gibi. Sağlık Bakanlığımızın  bu konudaki önerisi her gün 10000 adım atmak şeklindedir.

Yürüyüş İçin Program Önerileri

Hareketsiz kalmayı en rahat yürüyüşle önleyebiliriz. Bu konuyla ilgili olarak Google Fit

photogrid_1455719375498.jpg

programını önerebilirim. Bu program sayesinde motive olarak, hareketsiz kalmaktan çok rahat bir şekilde kurtulabiliriz. Bu programı ister bilgisayarınızdan isterseniz telefonunuzdan kullanabilirsiniz. Telefona yükleyerek her gün ne kadar yürüdüğünüzü ölçebilir ve su hatırlatıcı Aqualert programıyla da senkronize edebilirsiniz. Hareketlenmeniz arttıkça daha fazla su içmeniz gerektiğini unutmayın. Birbiriyle senkronize olabilen bu iki program ne kadar su içeceğinizi hareketlenme miktarınıza göre ayarlayabiliyor.

Yürüyüşe Zaman Ayırmak Mı Gerekiyor?

Yürüyüş tarzınızı yaşınıza göre belirleyebilirsiniz. Önemli olan yürüyüşü sürekli olarak yapabilmektir. Yürüyüş için kendinize özel bir zaman ayırmayın. Mümkün olduğunca her fırsatta hareketsiz kalmamak adına yürümeye çalışın. İşe gidiş gelişlerde bunu uygulayabilirsiniz. Bir hekim olarak kendim önceden arabayla gittiğim ilçe merkezindeki hastalarıma artık yürüyerek gidiyorum. 7. kattaki evime asansör kullanarak değil, yürüyerek çıkıyorum. Havaların ısınmaya başlamasıyla, gezici hizmete dahi artık aracımla bir yere kadar gidiyorum. Bu örnekleri kendinize göre istediğiniz kadar çoğaltabilirsiniz. Bunun için ihtiyacınız olan en önemli şeylerden biri de zaman, tabii motivasyondan sonra. Ama, az önce verdiğim örneklerdeki gibi yürüyüş için ayrıca bir zaman aralığı oluşturmaya çalışmayın. Rutin yaptığınız işleri, yürüyerek yapmaya çalışmanız yürüyüş konusunda çok daha iyi olacaktır.

Yöneticilerin Tutumları

Hızlanan yaşam döngümüzde yürüyüş yapmak için zaman ayırmak bir çoğumuza özellikle de büyük şehirlerde yaşayanlarımıza gerçekten zor gelmekte. Evet, bu konuda gerçekten haklıyız. Ama, bir şeyi aklımızdan çıkarmamız lazım, sağlığımız. Sağlığımızı korumamız için yapacağımız her şey, yaşamımızdaki bir çok şeyden daha önemli. Bunu öncelikle kendimizin anlaması lazım. Daha sonra da, çalıştığımız işyerindeki patronlarımızın, amirlerimizin, yaşadığımız şehrin yöneticilerinin ve ülkemizi yönetenlerin. Bu nedenle yöneticilerin hareketlenme konusunda kolaylıklar sağlaması ve bu bağlamda yürüyüşü özendirecek işlemlerde bulunmaları gerekmektedir. Bir şehir yöneticisi için bu işlemler, yürüyüş parkurları düzenlemek olabilirken, iş yeri yöneticisi içinse çalışanlarının yürüyüş yapmalarına olanak sağlayacak tedbirler alması olabilir.

Egzersiz Hareketleri

Alete ihtiyaç olmadan eskilerin deyimiyle kültür fizik hareketleri yaparak her ortamda rahatlıkla hareketliliğinizi devam ettirebilirsiniz.

Yüzme

Hareketliliğinizi devam ettirebilmenin bir başka yolu da yüzmedir. Ancak, yüzme bir imkan meselesidir. Yani, her zaman her ortamda yapılabilecek bir aktivite değildir. Yüzmeye aktivite diyorum çünkü burada yüzmeden kastım spor olan yüzmeden ziyade hareketliliği artırma amaçlı egzersiz olan yüzmedir.

Saygılarımla.

Please Login to comment
avatar

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

  Subscribe  
Bildir