Kronik Hastalıklar ve Polifarmasi

Günümüzde insanların yaşam süreleri gittikçe artmakta ve bu durum da beraberinde kronik hastalıkların toplumda görülme sıklığının artmasını getirmektedir. Kronik hastalıkların toplumda görülme sıklığının artması ise uzun süreli ilaç kullanımını ön plana çıkarmaktadır. Sürekli ve uzun süreli ilaç kullanımı ise elbette ilaçların çeşitli yan etkilerinin ortaya çıkışını artırmaktadır. Uzun süreli kullanılan ilaçlar birbirleriyle de etkileşime girerek birbirlerinin etkisini artırıp azaltarak istenmeyen başka etkilere de neden olarak insanları olumsuz etkileyebilmektedir. Polifarmasi olarak adlandırabileceğimiz çoklu ilaç kullanımı elbette hastaların istemediği bir durum. Ancak, bu duruma bazen hekimler de ilaçların yan etkilerini azaltabilmek düşüncesiyle neden olabilmektedirler. Bu duruma reçete kaskatı denilmektedir.

Reçete Kaskatı

Reçete kaskatı, hekimin yazmış olduğu reçeteye, yazdığı bir veya birkaç ilacın yan etkilerini yok edebilmek amacıyla ek başka ilaçlar eklemesidir.

Sürekli ilaç Kullanımı

Daha önceki yazılarımda da bahsetmiş olduğum gibi, bir hekim size bir ilaç verdiği zaman belki ilacın önemini anlatabilmek için “Bu ilacı ömür boyu kullanacaksın.” ifadesine yer verebilmektedir. Ancak, bu ibare aslında çok tehlikeli bir ibare olabilmektedir. Bu tür ibarelerin gündelik hayatımızı olumsuz etkilememesi için, hekime her gittiğimizde hekimin bizi muayene etmesine izin vermemiz gerekir. Ben sadece sürekli ilaçlarımı veya raporlu ilaçlarımı yazdırmaya geldim ifadesi öncelikle kendi hayatımıza önem vermediğimizi gösteren bir ifadedir.

Sürekli ilaç kullanımı daha çok kronik hastalığa sahip olan kişilerde görülmektedir.

Örnek Reçete Kaskatı

Reçete kaskatı için güzel bir örnek olarak, kardiyak (kalple ilgili) sorunlar yaşayan bir hastayı örnek verelim.

Hastamız kalp krizi geçirmiş 50 yaş üstü erkek hasta olsun. Bu hastaya hastaneden yapılan müdahaleler sonrası kendisine çeşitli ilaçlar verilerek hasta taburcu edilmiştir. Hastaya düzenlenen ilaç kullanım raporuyla sürekli olarak kullanması tavsiye edilen ilaçlar ilgili uzman hekimce belgelendirilmiştir. Bu ilaçların içinde de asetilsalisilik asit kan sulandırıcı olarak hastaya başlanmış olsun. Daha önceden mide sorunu olmayan bir hastada bile asetilsalisilik asit uzun süreli kullandığında, hastanın bünyesine göre kısa sürede veya uzun sürede hasta mide sorunlarıyla karşı karşıya kalabilecektir. Bu mide sorunları midede hafif yanma, ağrı şeklinde olabileceği gibi mide ve bağırsak kanamasına kadar uzanan çok çeşitli seviyelerde olabilecektir. Hekim hastanın bu tür durumlar yaşamasını engellemek adına hastaya halk arasında mide koruyucu olarak adlandırılan bir gruptan ilaç verebilecektir. Bu şekilde reçete kaskatına başlanmış olmaktadır.

Hastaya verilen mide ilacı da yine uzun süreli kullanıma bağlı olarak mide asidini baskıladığından, hastanın besinleri sindirmesinde sorunlara yol açacaktır. Bu durumun peşi sıra hastanın bağırsak sorunları yaşaması ve bağırsak düzenleyicileri kullanması da gerekebilecektir.

Mide ilacının az bilinen bir başka yan etkisi ise pernisiyöz anemi olarak karşımıza çıkabilmektedir. Yani, bu tür ilaçları kullanan hastalar belli bir süre sonra B12 vitamini eksikliğiyle karşılaşabilmektedirler. Bu durum günümüzde sıkça görülür hale gelmiştir. Örneğimizde olduğu gibi kalple ilgili sorunu olan hastalara kırmızı etten uzak durulmasının önerilmesi, hastanın en önemli B12 vitamini kaynağından yani kırmızı etten mahrum kalmasına yol açmaktadır. Bunun yerine hastanın doktorun uygun görmesi  şartıyla belli bir ölçüde (normalden az) yağsız kırmızı etle  beslenmesi önerilerek B12 vitamini eksikliği oluşmadan önlenebilir.  Bu tür hastalarda yapılan kan tahlili kontrollerinde B12 vitamini düşük çıktığında da hastaya ek olarak B12 vitamini başlanabilmektedir.

Reçete kaskatını örneklemek için verdiğimiz örnekte hastaya başlanan basit bir ilacın hastaya kaç tane ilaç olarak geri döndüğünü açıklayarak görmüş olduk. Ne yazık ki bu tür reçete kaskatları başka hastalıklar için de olabilmektedir.

Kronik Hastalık Dışında Da Reçete Kaskatı Oluşuyor mu?

Kronik hastalıklar dışında ağrı ile ilgili sorunları olan kişilerin doktor tavsiyesiyle kullandıkları ilaçları sürekli hale getirmek istemeleri bu tür kaskatlara yol açabilmektedir.

Bunun dışında mide bağırsak sorunları yaşayan çoğu kişinin bu sorunları aslında çoğu zaman yemek yeme tarzları ile ilgili olabilmekte iken bu tür sorunların çözümünü ilaçlarda aramaları da benzer şekilde gereksiz ilaç kullanımına ve ilerleyen zamanlarda başka kaskatlara yol açabilmektedir. Yemek yeme hızını, çiğneme alışkanlığını, yemek yeme miktarını, kendisine dokunduğunu bildiği gıdaları ve zararlı olduğu bilinen ürünleri yani diyetlerini kişiler gözden geçirerek mide bağırsak sorunlarını aslında çoğu zaman kendileri aşabilirler. Ancak, bu durumu mümkün olduğunca rahatsızlanmadan önce ön görebilmek ve doğru diyet alışkanlığını kazanabilmek elbette koruyucu hekimlik adına çok daha anlamlı olacaktır. Bu konuda doktorların tavsiyelerini zamanında dinlemekte fayda var.

Mide bağırsak sorunları yaşayanlar ne yazık ki çoğu zaman alışkanlık haline gelmiş yanlış diyet uygulamalarını engelleyemedikleri için, sürekli olarak mide ve bağırsak ilaçları olarak tabir edilen ilaçları kullanmaya meyilli olmaktadırlar. Bu durum da yine başka bir yoldan kaskat oluşmasına yol açmaktadır.

İlaç Kullanmak Tüm Sorunları Çözer Mi?

Unutmamalıyız ki, doktor tavsiyesi dışında ilaç kullanmak öncelikle bize zarar verecektir. hayat tarzımızı değiştirmeden, bizi hasta eden nedenlerden uzak durmadan her şeyi ilaçtan beklemek bizi ancak ilaçlara bağımlı birisi yapar. Gereksiz ve uzun süreli ilaç kullanımından (doktor tavsiyesi dışı) kaçınabilmek için, ilaçları sağlığımızı korumak için belirli oranlarda ve sadece doktor tavsiyesiyle kullandığımız zehirler olarak düşünmeliyiz.

İlaç kullanmak tüm sorunları çözmez. Önemli olan hastalıklara bir bütün olarak yaklaşabilmemizdir. Hastalıkların nedenlerinden uzak durmak yani koruyucu hekimliğe değer vermek bunun en önemli ayağıdır. Her ilacın bir kullanım amacının olması ve her ilacın yan etkilerinin olduğunu unutmadan ilaçları sadece hekim kontrolünde kullanmamız gerekir. Bu konuyla ilgili önemli bir diğer konu da hekimlerin kendi hakkı olan reçete yazma konusuna müdahale etmemiz gerektiğidir.

Please Login to comment
avatar

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

  Subscribe  
Bildir