Sağlık Raporu Düzenleme Merkezleri Olsa İyi Olmaz Mıydı?

Birinci Basamak ve Aile Hekimleri

Aile hekimliği sistemine geçiş ile birlikte, mesleğini sahiplenen ve yeni bir yapılanmayla yeniden canlanan  birinci basamak hekimleri, bugün eski durumlarından çok farklı konumdalar. Özellikle mesleklerinde tıbbi açıdan bilgi, tecrübe düzeylerini her geçen gün artırmaktadırlar. Öte yandan da hem kendi mesleklerinin hem de kendileriyle ilişkili diğer kurum ve mesleklerin hukuki yapılarını da incelemek zorunda kalmaktadırlar. Aile hekimlerinin meslekleriyle ilgili olarak sıkıntı çektikleri, zorlandıkları en önemli konu “sağlık raporu” konusudur. Aile hekimlerinin bu konuda hayalleri bile vardır. Sağlık raporlarının tek çatı altında düzenlenebildiği “Sağlık Raporu Düzenleme Merkezleri

Adalet Mülkün Temelidir.

Aile hekimlerinin özellikle hukuki konularda hem kendi kurumlarının hem de başka kurumların hukuki işleyişlerini takip zorunluluğunda kalmaları, aslında idari bir zorunluluk değildir. Mesleklerini, mevzuatı bilerek daha doğru icra edebilmeleri içindir. Bu zorunlu kalma durumu, hukuki yapıları bilen hekimler için ayrıca bir avantaj haline de gelmektedir. Çünkü, gereksiz ve yapmamaları gereken işlerden ve uygulamalardan uzak durarak mesleklerine daha fazla zaman ayırma imkanı bulabilmektedirler.Usule uygun olmayacak şekilde düzenlenen işlemlerin hem hekime hem de işlem düzenlenen kişiye zarar verebileceği unutulmamalıdır. Adalet mülkün temelidir sözü tam olarak işini doğru yapmanın önemini göstermektedir.

Aile Hekimliği Üzerine Yakıştırılmış Sağlık Raporu Konusu

Aile hekimliği sistemine geçişten itibaren, ne yazık ki sağlık raporu konusu aile hekiminin üzerine, toplumun her kesimi tarafından yapıştırılmış ve gayet de uygun görülmüştür. Öyle ya, kişiyi aile hekiminden daha iyi kim tanıyacak ki?


Hekiminiz Sizi İyi Tanıyorsa Daha Mı Kolay Rapor Alabilirsiniz?

Evet, aile hekiminiz sizi gerçekten bir çok hekimden daha iyi tanır ama dikkatli olun bu durum sağlık raporu almanızı kolaylaştırmaktan ziyade zorlaştıran bir durum olabilir. Aile hekimi sizin tıbbi geçmişinizi, ailesel hastalıklarınızı bildiği gibi aynı zamanda sizinle her ortamda sohbet eden kişidir. Bu ortamlar, poliklinik dışında toplantı mekanları, çay bahçeleri gibi yerler olabilmektedir. Düşünsenize aile hekiminizle konuşurken “geçen gün arabayı sürüyordum, o kadar yorulmuşum ki bir ara dalmışım. Uyandırmasalar, az daha kaza yapacaktım.” gibi sözler aile hekiminizin size düzenleyeceği bazı raporlarda sizi sevk etmesini gerektirecek bir durum olabilir.

Sağlık Raporu Düzenlenmesinde Tek Başına Aile Hekimi Yeterli Mi?

Bir çok raporun düzenlenmesi her ne kadar aile hekimine yakıştırılmış olsa da, aile hekimliği birimlerinde bu raporların düzenlenmesi için gerekli araç gereç donanımı bu raporların aile hekimi tarafından düzenlenmesine uygun olmayabilmektedir. Yani, az önce verdiğimiz örnekte aile hekiminin uyku apnesi tarifleyen kişiye örneğin sürücü olur raporu vermesi hiç uygun olmayacakken, “sen ehliyet alamazsın” demesi de uygun olmayacaktır. Çünkü, aile hekiminin bu durumu belgeleyebileceği, derecelendirebileceği bir cihazı yok. Böyle bir durumda aile hekiminin kişiyi ilgili uzmanlık alanına sevk etmesi gerekmektedir. 

Sağlık Raporları ve Ücret

Kişilerin aile hekimlerine yönlendirilmelerindeki asıl sebebi, her ne kadar “kişiyi en iyi aile hekimi bilir” yaklaşımı gibi görünse de, aile hekimliğinde düzenlenebilen raporların ücretsiz olmasıdır. Bu şekilde rapor istenilen kişinin tepkisi en aza indirilmeye çalışılmaktadır. “Altı üstü bir imza attıracaksın aile hekimine. Ücret bile ödemeyeceksin. ” şeklinde de kişi raporu alması konusunda gereksiz telkinlerle cesaretlendirilmektedir.

Rapor Konusundaki Yönlendirmelerde Dikkatli Olunmalı

Unutulmaması gereken bir durum, rapor konusunun başlı başına kişiyi zorlama olduğudur. Bu zorlama, aile hekimliğinin ücretsiz rapor düzenlemesi konusu suistimal edilerek, usulsüz rapor isteklerini bile kişilere normal olarak göstertebilmektedir. Ayrıca, rapor alması konusunda özellikle, aile hekiminden rapor alabileceği konusunda cesaretlendirilen hatta bilinç altı telkinlere maruz kalan kişiler, hukuki ve tıbbi işleyişi bilen  aile hekimlerine denk geldiklerinde bir duvarla karşılaşmış durumuna düşmektedirler.

Kendisine rapor konusunda telkinlerde bulunulmuş olan kişi, aile hekimini işini yapmaya engel bir duvar olarak görebilmekte ve dağı geçemeyen yağmur bulutunun içindeki yağmuru bırakması gibi aile hekimiyle istenmeyen tartışmalara girebilmektedir. Bu tartışmanın esas kaynağı ise, kişinin zaman kaybı yaşamasından ziyade, sevk edildiği 2. basamak sağlık kurumlarında kişilerden uzman hekim başına ücret alınıyor olmasıdır.

Raporlar Konusunda Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bu tür durumları engellemek için,

  • işini tıbbi ve hukuki kurallara göre uygulayan hekimlerin sayısının artması,
  • düzenlenecek her raporla ilgili yönetmeliklerin bilinmesi ve uygulanması,
  • insanlardan usülsüz rapor istenmemesi,
  • usüle uygun olarak istenen sağlık raporlarının yine usüle uygun olarak düzenlenmesi,
  • istenilen bir sağlık raporunun mutlaka tek hekim tarafından verilemeyebileceğinin, kişiler sağlık raporu için yönlendirilirken, kişilere mutlaka hatırlatılması

gerekmektedir.

Sağlık Raporu Düzenleme Merkezleri

Aile hekimlerinin her geçen gün artan rapor yükü, aile hekimlerinin hastaların kendilerinden istenilen raporları tek çatı altında talep edebilecekleri “Sağlık Raporu Düzenleme Merkezleri” fikrini aile hekimlerine düşündürtmektedir. En azından böyle bir merkezi hayal etmelerine neden olmaktadır. Gerçekten de, böyle bir merkezde verilebilecek her tür rapor için gerekli araç, gereç ve hekim ihtiyacının yeterli şekilde olması ile rapor konusunda gerekli tüm işlemler belgelendirilerek bu merkezlerde kolayca, hızlıca ve standardize şekilde düzenlenebilir.

Araç Muayene İstasyonları Örneği

Anlatmaya çalıştığım sistem, araçlarımızı periyodik bakıma getirmek zorunda olduğumuz ücretli işleyen araç muayene istasyonlarının benzeri şeklinde oluşturulabilir. Sağlık Raporu Düzenleme Merkezleri özel bir merkez şeklinde yapılandırılmalıdır. Kişilerden alınan ücret karşılığında kişilere uygun sağlık raporu usullere uygun olacak şekilde düzenlenmelidir. Bu merkezlerin devlet tarafından sıkı kontrolleri ile de, araç muayene istasyonlarında olduğu gibi usule uygun hareket edilmesi dolayısıyla standardizasyon kolayca sağlanabilir.

Ortak Sağlık Ve Güvenlik Birimleri Örneği

Aslında, bu durumun bir benzeri işe giriş raporları ve diğer iş güvenliği işlemleri için kurulmuş durumda. OSGB’ler. OSGB: Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi

OSGB tanımı şu şekildedir. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş, İşyerlerine İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerini vermek üzere kurulmuş, mevzuatın gerektirdiği fiziki ve tıbbi donanıma sahip, iş sağlığı ve güvenliği profesyonellerinin (İşyeri Hekimi, İş Güvenliği Uzmanı ve Diğer Sağlık Personelinin) oluşturduğu özel kuruluşlar.

Sağlık Raporu Düzenleme Merkezleri Açılacak Olsa Tanımı Nasıl Olur?

OSGB tanımı tam olarak diğer raporları düzenlemek için de kullandığımız zaman, “Sağlık Raporu Düzenleme Merkezleri” tanımlanmış olur. Bu tanım şu şekilde olacaktır: Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş, sağlık raporu  hizmetlerini vermek üzere kurulmuş, mevzuatın gerektirdiği fiziki ve tıbbi donanıma sahip, sağlık profesyonellerinin (Hekim,Uzman Hekim, diğer sağlık personelinin) oluşturduğu özel kuruluşlar. Bu sayede sağlık raporları konusunda çok daha kaliteli hizmet topluma sunulmuş olur.

Böyle Bir Merkez Neden Açılmıyor?

Olması gereken sistem az önce belirttiğim gibi olsa da, böyle bir sistemin özel olması nedeniyle ücrete tabii olacak olması, belki de bu sistemin önündeki en büyük engeldir. Bu yüzden de, aile hekimliği sisteminin raporlandırma konusunda kullanılıyor olması ücretsiz olması nedeniyle günümüzün “sağlık raporu merkezleri” olarak herkesin gönlünde taht kurmuştur.

Aile hekimleri, “sağlık raporu düzenleme merkezleri” açılmasını daha çok hayal edeceğe benziyor. Çünkü, aile hekimlerinin sağlık raporu verirken karşılaştıkları sorunları ve sıkıntıları kimse bilmek bile istemiyor. Çünkü, ne yazık ki ülkemizde sağlık raporları düzenlenirken, herhangi bir belgelendirme (raporun hangi tıbbi sonuca göre düzenlendiği konusunda) yapılmıyor ve buna ihtiyaç da duyulmuyor. Ne zaman ki, olay mahkemeye taşınıyor. O zaman hekime, rapor düzenlenirken yapılan muayene ile ilgili belgesi olup olmadığı soruluyor.

Şu an ki durum için, aile hekimlerinin yapması gereken, tıbbi ve hukuki kuralları bilerek mümkün olduğunca belgeli olarak ve gerektiğinde sevk kurallarını işleterek (bir hastalığın olup olmadığını bildirebilmek amacıyla, araç gereç eksiğine bağlı belgelendirme yapılamadığı durumlarda da sevk etmek gerekir.)  raporların düzenlenmesi gerekmektedir. Bu şekilde düzenlenecek raporlar, gerçeği en doğru şekilde yansıtabilecek raporlar olacaktır. Bu raporlar öncelikle birey için önemli olacağı gibi, toplum için de çok önemli bir kazanım olacaktır. Umarım, araçlarımıza verdiğimiz değeri kendimize, eşimize, çocuklarımıza yani toplumumuza da veririz ve en kısa zamanda “Sağlık Raporu Düzenleme Merkezleri” ihtiyacını gideririz.

Bir yorum yapın.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.