14 Mart Tıp Bayramı

Bayramlar genellikle belleğimizde toplumsal mutluluk ve gurur yaşadığımız günler olarak yer alır. Çünkü, bayramlar bir başarının sonucunu kutlamak içindir. Bu başarı çoğu durumda, savaş gibi toplumu derinden yaralayan, kimsenin bilincinde kalıcı olarak yer etmesini istemeyeceği kötü durumlardan kurtuluşun öyküsüdür. Tıp Bayramı olarak her yıl tabiplerce kutlanan 14 Mart günü de böyle bir kurtuluş öyküsünün “Kurtuluş Savaşının”, Tıp alanındaki yansımasının öyküsüdür.

Osmanlı’da Sağlık

Sağlık uygulamaları tüm dönemlerde, dönemin koşullarına göre türlü hekimlerce uygulanmıştır. Bu uygulamaları yapan hekimler kimi dönemlerde büyücü gibi adlandırılabilen kişiler olabildikleri gibi kimi dönemlerde otlarla kişileri iyileştirmeye çalışan hekimler olabilmekteydi. İslam öncesi dönemlerde de Türklerde sağlık uygulamaları bu biçimde oluyordu. İslam sonrasında ise işin büyü kısmından önemli ölçüde uzaklaşılmış olsa da, dualarla iyileştirme yöntemleri büyünün yerini almıştır. Ancak, günümüz tıbbına yakın bilimsel çalışmaların ağırlığıyla ilaçla iyileştirme ilerleme kazandı. Osmanlı’da ilk hastane 1300’lü yıllarda açıldı. Buralarda çalışan tabipler yine bu hastanede eğitim görerek görev yapmaktaydılar. Ayrıca, dışarıdan da tabipler gelebilmekteydi.

Sağlık alanındaki gelişmeler, hekimlerin tabip yönünde evrilmesine yol açıyor ve güncel Tıbbı uygulayan tabipler başarılı işler yapıyorlardı. Ancak, bu arada dışarıdan gelen kimi düzmece hekimlerin ve ülke içinde yurt dışındaki güncel Tıp kitaplarını dil bilmezlikten okuyamayan kimi tabiplerin sayılarının artması sonucu Osmanlı Tıp alanında geride kalmaya başladı. Bu durumu önleyebilmek için, Hekimbaşı Mustafa Behçet, dönemin padişahı II. Mahmut’a çağdaş bir Tıp okulu açılmasını önermişti. Bu öneri padişah tarafından onaylanarak, o dönemde oluşturulan çağdaş orduya yaraşır, çağdaş askeri tabiplerin yetişeceği çağdaş Tıp okulu açılmış oldu. 14 Mart 1827’de açılmış olan bu okulun eğitimcileri çoğunlukla Türk olmayan kişilerdi ve eğitim Türkçe değildi. İlerleyen yıllarda ise eğitim dili Türkçe’ye çevrilecekti.

Tıp Bayramı 14 Mart 1827’de Mi Başladı?


14 Mart 1827, Osmanlı’da ilk çağdaş Tıp Okulunun açıldığı tarihtir. Bu tarihte ve 1919 yılına kadar Tıp Bayramı diye bir kutlama yapılmamıştır. 1919 yılı sonrasında Tıp Bayramı kutlamaları da bu tarihi başlangıç olarak almamıştır.

Tıp Bayramının Başlangıç Tarihi nedir?

Tıp bayramının başlangıç tarihi 14 Mart 1919 tarihidir. Çünkü, bu yıllar İstanbul’un işgal yıllarıdır. Doğal olarak bu işgalden Tıbbiye (Tıp Okulu) de alımını almıştır ve İngilizlerin yönetimindedir. Tıbbiyede okuyan öğrencilerse, İngilizlerin kısıtlamalarından mutsuzdurlar. Ülkenin işgal altında olması ise ana mutsuzluk kaynağıdır. Bu nedenle, ülkeleri için bir şeyler yapmak isteyen Tıp öğrencileri kendi aralarında toplantılar yaparlar. Tıp Okuluna bayrak asarak bütün İstanbul’un bunu görmesini isterler ve bunun için eyleme geçerler. Hocalarından da yardım alarak, 14 Mart tarihinin Tıp Bayramı olduğunu bu nedenle de okulda bir gösteri düzenleyeceklerini İngiliz subaylarına bildirirler. İngilizleri 14 Mart”ın Tıp Bayramı olduğu konusunda kandırıp, gösteri için onay alırlar. 14 Mart günü, öğrenciler gösterilerini düzenlerler ve gösterinin sonunda Türk bayraklarını açarak okulun her yanına dağılarak eylemlerini yaparlar. Okulun kuleleri arasına da Türk Bayrağı asmaktan geri durmazlar. Böylece, ülkenin dört bir yanındaki baş kaldırılara Tıp öğrencileri de destek vermiş oldular.

Tıbbiyeli

Tıp okulunda okuyan Tıp öğrencilerine tıbbiyeli denmekteydi. 14 Mart’ın en ünlü tıbbiyelisi ise kuşkusuz Tıbbiyeli Hikmet’tir. Hikmet BORAN, Abhazyadan Trabzon’a gelerek yerleşen bir ailenin çocuğudur. Sonrasında İstanbul’a gelerek tıbbiyeye girmiştir. 14 Mart karşı duruşuna 3. sınıftayken katılmıştır. Sonrasında eğitimine ara vererek yurdunu savunmuştur. Sivas Kongresine katılarak yaptığı manda karşıtı konuşmayla yıldızı parlamıştır. Mustafa Kemal Atatürk’ün de dikkatini çekmiştir. Savaş sonrasında Tıp eğitimini tamamlayarak, askeri tabip olarak ülkesi için çalışmıştır. 1945 yılında vefat etmiştir. Oğlu da en az kendisi kadar ünlüdür. Hikmet BORAN’ın oğlu ünlü sunucu Orhan BORAN’dır.

Tıp Haftası

1976 yılından sonra, 14 Mart günü, hafta olarak kutlanmaya başlanmıştır.

Bir yorum yapın.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.