Ateşli Misafirimiz

Geçenlerde, misafir olarak evimizde kalan bir anne kızın ve eşimle benim yüksek ateş ile imtihanını bu yazımda sizinle paylaşmak istiyorum.

Onun Adı Ceylin

Bebekliğinden beri tanıdığım, yaşı çok da büyük olmayan bir kızımız ki, kendisi 3 yaşında, annesi ile il dışından evimize gelerek bizlere misafir oldular. Olmasına oldular ama çocuk bir gün sonra akşam vakti ani başlayan yüksek ateş ile evimizde rahatsızlandı. Annesi daha gün içinde çocuğunun halsiziliğinden ve yorgunluğundan hasta olmaya başladığını, bana söylese de yaptığım muayene neticesinde hafif soğuk algınlığı bulguları dışında  bir bulguya rastlamadığım için gündüz olması ve dışarıda havanın soğuk olması nedeniyle çocuğu sadece takip ettim. Bu arada misafir kızımızın adı Ceylin. Ceylin, genel olarak gün içinde hareketli ve neşeliydi ancak yorulmaya başlamasıyla halsizliği hareketsizliği arttı. Bunun üzerine uykusu da gelen kızımız arabasında uyuyakaldı. Uyumasıyla birlikte hafif bir ateş Ceylin’e musallat oldu. Ceylin’in, saydığım nedenlerden dolayı gün içinde yüksek bir ateşi olmadı.

Gece Yüksek Ateş

Ama, hem akşamın etkisi hem de gün içindeki yorgunluğu nedeniyle ateşi akşam 39 santigrad dereceyi aştı. Ateş düşürücülerle ateşini kontrol altına almaya çalıştım. Ateş düşürücülerle ateşi biraz rahatlasa da gece 12002 civarında ateşi 40 santigrad dereceyi aştı. Çocuğun tekrar muayenesinde ateş dışında sadece boğazında kırmızı tek bir noktaya rastlayabildim. Fakat, bu durum da şu an için sadece takip gerektiriyordu. O yüzden de çocuğa ılık duş aldırdım. Duştan sonra ateşi biraz daha rahatladı. Bu arada, ateş düşürücüleri dönüşümlü olarak kullandık. Rahatlayan ateşi sabah 4-5 civarında yeniden 39 derecelere ulaştı. Yine, ateş düşürücü verdik.

Sabah uyandığında çocuk düşen ateşinin etkisiyle de daha rahat görünüyordu. Bu durumdan dolayı oldukça rahatladım. Tabii, annesi de. Gün içinde ateşi de olmayan hatta hiç hasta değilmiş gibi oynayan kızımızı akşam evlerine doğru yolcu ettik. Evlerine gittiklerinde de ateşi olmamıştı.

Annesinin Telkinleri

Annesi, ateşinin yükseldiği dönemde, çocuğunun bağışıklık sisteminin hiç güçlü olmadığını sık sık bana belirtmiş ve dolaylı da olsa antibiyotik başlamamızı bana telkin etmeye çalışmıştı. Hatta, kızının böylesi durumlarda hep hastaneye yatırıldığından bahsetmiş, önerilen antibiyotiğin bile adını vermişti. Ancak, yapmış olduğum muayenede antibiyotik başlanmasını gerektirecek bir durum görememem nedeniyle ve ateşin ani başlangıçlı olması, ateşssiz dönemlerde çocuğun rahat olması, beni antibiyotikten uzak tutan nedenler olmuştu. Hatta, çocuğun o gece yanımızda olması da önemli bir nedendi, elbette. Bir nevi çocuğu yatırmıştık aslında :).

Sonuç

Sonuç olarak, antibiyotik kullanmadan 40 derece ateşli  bir çocuk hastayı tedavi etmiş olduk. Çocuk rahat, annesi rahat.

Antibiyotik Kullanmamış Olmak Çocuk İçin Önemli Mi?

Peki, bu gerçeten büyük bir olay mı? Evet, bu çocuk için gerçekten büyük bir olay. Çünkü, ateşi her yükseldiğinde antibiyotik başlanmış olan bu çocuğun, vücudundaki askerler mikroplara karşı yeterince eğitim alamamışlar. Normalde, çocuğun durumu gözlemlenerek, ateşli çocukların bir iki gün antibiyotik verilmeden sadece ateş düşürücülerle takip edilmesinde büyük fayda var. Çünkü, bu şekilde, vücüdun askerleri mikroplarla savaşarak, mikropları öldürebilecek tecrübeye kavuşabiliyorlar. Bizim dışarıdan gözlemlediğimiz ateş bu savaşın şiddetini göstermektedir.

Antibiyotik Direnci

Antibiyotik verdiğimnizde ise, mikropları yenen vücudun askerleri değil antibiyotik olmuş oluyor. Antibiyotik-mikrop karşılaşmasında her seferinde aynı taraflar karşı karşıya geldiğinde kendini yenileyemeyen antibiyotiğe karşı sürekli kendini yenileyen mikroplar olunca, bu seferde antibiyotik direnci karşımıza çıkıyor.

Antibiyotik Kullanmamış Olmak Toplum İçin Önemli Mi?

Evet, bu konu toplum için de hatta tüm insanlık içinde çok önemli. Çünkü, dikkat ederseniz günümüzde uzun zamandır piyasaya yeni antibiyotik çıkmıyor. Tam terisne bir çok antibiyotiğe karşı artan bir direnç söz konusu. Peki, bu durum neye neden olabilir. İleride yeni antibiyotikler geliştirelememesi ve artan antibiyotik dirençleri nedeniyle bugün tedavi edebildiğimiz bir çok hastalığı gelecekte tedavi edemeyebiliriz. Bunların sonucunda da ölüm kaçınılmaz bir son olabilir. Bu nedenle, gereksiz antibiyotik kullanımından kaçnılmalı ve vücudun bağışıklık sistemini güçlendirici beslenme ve hayat tarzlarına yönelmeliyiz. Her hasta olduğumuzda, soğuk algınlığında, gripte antibiyotik kullanmamalıyız. Çocuklarımızı dikkatli gözlemlemeli ve beslenmelerine dikkat etmeliyiz.

Antibiyotikten uzak durmak kendimiz için, çocuklarımız için önemli olduğu gibi asıl toplumumuz için, insanlık için hatta geleceğimiz olan yeni nesillerimiz için çok önemlidir.

Saygılarımla,

Dr. Ali ÖZGENÇ imza

Please Login to comment
avatar

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

  Subscribe  
Bildir